Alışıldığı gibi yeni haftada Michael Saylor yeni BTC alımlarını duyurdu ve bu artık fazlasıyla normalleşti. Ayı piyasalarının en zor günlerinde bile alımlara ara vermeyen Saylor hiç satış yapmadı. Üstelik zor zamanlarda yaptığı birikim ona ve şirketin on milyarlarca dolar kazandırdı. Peki yeni alımın detaylar ne? Bu ay toplam kaç BTC alındı?
Strategy Bitcoin Aldı
Michael Saylor kısa süre önce yeni BTC alımlarını duyurdu. Güçlü borçlanma dönemlerinde devasa alımlar yapıyorlardı ancak normal zamanlarda da alımı bırakmıyorlar. Şirket 21 Eylül itibariyle 639.835 BTC’ye sahip. Geçen hafta yaptıkları alım ise 850 BTC ile sınırlı kaldı. Toplam maliyet 99,7 milyon dolar olurken BTC ortalama maliyetleri (geçen haftaki alım için) 117.344 dolarda kaldı.
Şirketin bugüne kadar yaptığı tüm BTC birikiminin ortalama maliyeti 73.971 dolarda.

Peki Bitcoin
$95,337.78 hazine şirketlerinin Eylül ayı boyunca yaptığı toplam alım ne kadar oldu? 1.428 BTC’de kaldı ve bu Mayıs ayından bugüne en yavaş hızı temsil ediyor. Fakat henüz ay bitmedi ve daha fazlasını görmemiz mümkün. Trump’ın seçilmesiyle son 12 ayın rekoru 4.930 BTC ile kırılmıştı.
Bitcoin Rezerv Şirketleri ve ETF’ler
Strategy bir yol açtı ancak uzun süredir tek kripto para hazine şirketi değil. Elon Musk onu takip etse de sonradan bıraktı fakat tüm varlıkları satmadı. Musk şirketi üzerinden BTC aldığında epey gündem olmuştu şimdi çok sayıda şirket devasa BTC birikimleri yapıyor ve bu normalleşti. Hali hazırda en büyük rezerv şirketi halen Strategy.
İkinci sırada MARA geliyor ve şirketin toplam 52.477 BTC’si var. Metaplanet sonradan alımlara başlasa da ilk 5’e yükseldi. ABD dışında ilk 10’daki tek şirket o ve 25.555 BTC tutuyor. En büyük 100 Bitcoin rezerv şirketinin toplam varlığı 1 milyon 32 bin BTC’nin üzerine çıktı.
ETF ihraççılarının müşterileri adına tuttuğu varlıklar neredeyse 1,5 milyona ulaşmış durumda. Güncel rakam 1,496 milyon BTC. Tüm şirketlerin, ETF’lerin ve hatta devletlerin elde tuttuğu satıştan ayrılmış BTC arzı 3,75 milyonun üzerinde. Maksimum arzın 21 milyon olduğunu düşünürsek (Nakamoto ve diğerlerinin eriş sağlanamayan arzı da düşülebilir) arz kıtlığına doğru ilerlediğimizi söyleyebiliriz.




