WeFi CEO’su Maksym Sakharov, COINTURK’e verdiği özel röportajda stablecoin’lerin geleceğini, büyük teknoloji şirketleri ile bankalar arasındaki rekabeti, Türkiye’nin kripto piyasasındaki önemini ve blockchain tabanlı finansal hizmetlerin önümüzdeki beş yıldaki gelişimini değerlendirdi. Sakharov’a göre stablecoin’lerde asıl dönüşüm, günlük tüketici ödemelerinden önce şirketlerin hazine ve operasyon süreçlerinde yaşanabilir.
Stablecoin’ler Ödeme Katmanı, Asıl Yenilik Finansal Mantık Olacak
COINTURK: Stablecoin’ler ana akım finansın bir parçası hâline geliyor. Stablecoin ödemeleri yaygınlaştıktan sonra sizce bir sonraki büyük yenilik ne olacak?
Maksym Sakharov: Bir sonraki büyük yenilik, işletmelerin fonların nasıl hareket edeceğini, nasıl mutabakata bağlanacağını ve nasıl kaydedileceğini otomatikleştirebildiği kural tabanlı hazine yönetimi olacak. Stablecoin ödemeleri değerin aktarılmasını kolaylaştırıyor. Bir sonraki aşama ise şirketlere bu transferlerin çevresindeki işleyiş üzerinde daha fazla kontrol vermek olacak.
Bugün birçok hazine işlemi hâlâ manuel onaylara, gecikmeli mutabakat bilgilerine, ayrı yürütülen kayıt eşleştirme süreçlerine ve farklı piyasalar arasında parçalanmış bir görünürlüğe dayanıyor. Stablecoin ödemeleri yaygınlaştığında işletmeler yalnızca paranın daha hızlı hareket etmesini istemeyecek.
Şirketler fonların ne zaman hareket edeceğini, nerede mutabakata bağlanacağını, kimlerin onay verebileceğini, hangi koşulların karşılanması gerektiğini ve işlemlerin şirket içi kayıtlara nasıl yansıtılacağını belirlemek isteyecek.
Asıl büyük fırsat burada bulunuyor. Ödeme, para için daha akıllı bir işletim sisteminin parçasına dönüşüyor. Finans ekipleri likiditeyi, tedarikçi ödemelerini, platform ödemelerini ve şirket içi transferleri daha doğru zamanlamayla ve daha açık kontrol mekanizmalarıyla yönetebilecek.
Stablecoin’ler ödeme katmanını oluşturuyor. Bir sonraki yenilik ise bu katmanın etrafında inşa edilen finansal mantık olacak.
Big Tech ve Bankalar Arasındaki Gelecek İki Kutuplu Olmayacak
COINTURK: Büyük teknoloji şirketleri giderek daha fazla finansal hizmetlere yöneliyor. Big Tech’i geleneksel bankaların en büyük rakibi olarak mı görüyorsunuz, yoksa blockchain altyapısı iki tarafın birlikte var olabileceği fırsatlar mı yaratacak?
Maksym Sakharov: Big Tech şirketleri ile bankalar bazı alanlarda rekabet edecek. Ancak daha önemli olan soru, finansal hizmetlerin nasıl dağıtılacağıdır.
Birçok teknoloji şirketi hâlihazırda düzenlemelere tabi finansal yapılar içinde veya lisanslı iş ortakları aracılığıyla faaliyet gösteriyor. Bu nedenle konu, düzenlenmemiş teknoloji şirketleri ile düzenlemelere tabi bankalar arasındaki basit bir ayrımdan ibaret değil. Big Tech’in en büyük gücü dağıtım kapasitesidir. Kullanıcı ilgisi, entegre dijital deneyimler, ödeme erişimi, veri ve finansal araçları günlük dijital davranışların bir parçası hâline getirme yeteneği teknoloji şirketlerine önemli avantaj sağlıyor.
Bankalar ise müşteri hesaplarıyla kurdukları ilişkiler, bilançolarına duyulan güven, itibari para sistemine erişim, uyum operasyonları ve düzenlemelere tabi finansal ürünler konusunda güçlü konumlarını koruyor. Blockchain destekli finansal altyapılar, bu iki taraf arasındaki katmanı değiştirebilir. Mutabakatı, değer transferini ve programlanabilir finansal faaliyetleri farklı platformlar arasında daha kolay bağlanabilir hâle getirebilir.
Gelecek muhtemelen iki seçenekli değil, daha katmanlı olacak. Bazı teknoloji şirketleri daha fazla finansal hizmet sunarken bazı bankalar daha dijital hâle gelecek. Başarılı şirketler, güvenilir erişimi, güçlü kullanıcı deneyimini ve modern mutabakat kabiliyetlerini bir araya getirebilenler olacak.
Mutabakat Süreçleri Büyük Dönüşümünü Hâlâ Bekliyor
COINTURK: Stablecoin’ler sayesinde sınır ötesi ödemeler önemli ölçüde gelişti. Sizce başka hangi finansal süreçler büyük dönüşümünü bekliyor?
Maksym Sakharov: Mutabakat süreçleri hâlâ büyük dönüşümünü bekliyor. Bu konu, çok sayıda ödeme, para birimi, tedarikçi, platform veya tüzel kişilikle çalışan bir işletme için pahalı, yavaş ve operasyonel açıdan zorlayıcı hâle gelene kadar yalnızca bir arka ofis meselesi gibi görünebilir.
Temel sorun, ödemenin kendisi ile ödeme hakkındaki bilgilerin çoğu zaman ayrı şekilde hareket etmesidir. Bir şirket fonları almış olabilir ancak yine de faturaları, mutabakat kayıtlarını, banka hesap özetlerini, ödeme onaylarını, döviz işlemlerine ilişkin ayrıntıları ve şirket içi raporları eşleştirmek zorunda kalabilir. Bu durum, para transferinin kendisi hızlı olsa bile ciddi bir manuel iş yükü yaratıyor.
Stablecoin’ler, ödeme akışlarının daha temiz mutabakat verileri taşıması ve muhasebe ile hazine sistemlerine daha doğrudan bağlanması hâlinde bu sorunun çözümüne yardımcı olabilir. Buradaki fayda yalnızca paranın daha hızlı aktarılması değildir. Ödeme sonrasında ortaya çıkan belirsizlik ve idari iş yükü de azaltılabilir.
Bu alan, kendisini kripto kullanıcısı olarak görmeyen şirketler açısından dijital varlıkların fayda sağlayabileceği daha az görünür alanlardan biridir. Bu şirketler yalnızca daha düzenli kayıtlar, daha az çözülemeyen ödeme ve daha güçlü finansal görünürlük istiyor olabilir.
Kripto, Normal Finansal Sonuçlar Sunduğunda Algı Değişecek
COINTURK: Birçok kişi kriptoyu hâlâ finansal altyapıdan çok yatırım aracı olarak görüyor. Bu algının kalıcı biçimde değişmesi için ne yapılması gerekiyor?
Maksym Sakharov: Bu algı, sektör kullanıcılardan belirli bir kategoriye inanmalarını istemeyi bırakıp normal finansal sonuçlar sunmaya başladığında değişecek.
Birçok kişi için kripto hâlâ satın alma, elde tutma, alım satım yapma veya fiyatları takip etme anlamına geliyor. Bu ilişki ancak teknoloji, insanların hâlihazırda bildiği ve anladığı finansal işlemlerde kullanışlı hâle geldiğinde zayıflayacak.
Değişim; kullanıcıların gelir almasını, ödeme yapmasını, dijital değere erişmesini, işletmelerle ödeme süreçlerini tamamlamasını veya farklı piyasalar arasında para aktarmasını kolaylaştıran ürünler üzerinden gerçekleşecek. Bu ürünlerde teknik katman ana hikâye hâline getirilmemeli. Kripto sektörü yıllar boyunca dijital varlıkların yatırım tarafını pazarladı. Bir sonraki aşamanın sıradan ve günlük görünen kullanım alanlarına odaklanması gerekiyor.
Bunun için kullanılan dilin de değişmesi gerekiyor. Her ürün blockchain ağları, token’lar, cüzdanlar ve teknik iddialar üzerinden anlatılırsa ana akım kullanıcılar kriptoyu ayrı bir piyasa olarak görmeye devam eder. Ürün, kullandığı teknoloji yerine yerine getirdiği finansal işlev üzerinden anlatıldığında algı da değişmeye başlayacaktır.
Türkiye’de Dijital Varlıkların Benimsenmesi Öncelikle Pragmatik
COINTURK: Türkiye, yüksek dijital adaptasyon ve ekonomik koşulların etkisiyle kripto ve stablecoin kullanımında dünyanın en aktif piyasalarından biri hâline geldi. Türkiye’yi bu kadar önemli kılan unsurlar nelerdir ve dünyanın geri kalanı Türkiye’nin dijital varlıkları benimsemesinden hangi dersleri çıkarabilir?
Maksym Sakharov: Türkiye önemli bir piyasa çünkü dijital davranışlarla finansal baskıların bir araya gelmesi durumunda benimsenmenin ne kadar hızlı ilerleyebileceğini gösteriyor.
Türkiye; güçlü kripto faaliyetine, kullanıcıların dijital platformlara yönelik yüksek aşinalığına ve bireylerle işletmeleri değere erişmenin, değeri saklamanın ve aktarmanın alternatif yollarını aramaya yönelten pratik nedenlere sahip bir piyasa.
Buradan çıkarılabilecek ders, benimsenmenin her zaman kusursuz bir kurumsal anlatının oluşmasını beklemediğidir. Bazı piyasalarda kullanıcılar, ihtiyaçları acil olduğu için kurumlardan önce hareket eder. Kullanıcılar dolar cinsinden varlıklara erişim, daha esnek para transferi seçenekleri veya mevcut yöntemlerden daha hızlı karşılık veren finansal araçlar arıyor olabilir.
Elbette bu durum, her piyasanın Türkiye ile aynı yolu izleyeceği anlamına gelmez. Türkiye’nin kendine özgü ekonomik, düzenleyici ve kullanıcı davranışlarına dayalı koşulları bulunuyor. Ancak Türkiye önemli bir gerçeği gösteriyor: Dijital varlıkların benimsenmesi çoğu zaman ideolojik olmadan önce pragmatiktir. İnsanlar bir sorunu çözen araçları kullanır.
Dünyanın geri kalanı açısından temel ders, finansal ihtiyaç, dijital hazırlık ve kullanılabilir erişim bir araya geldiğinde benimsenmenin hızla büyüyebileceğidir.
Stablecoin’lerde Operasyonel Birlikte Çalışabilirlik Kritik Olacak
COINTURK: Stablecoin alanına daha fazla kurum girdikçe birlikte çalışabilirlik ne kadar önemli hâle gelecek? Gelecekte farklı stablecoin ağlarının sorunsuz biçimde birlikte çalışmasını mı bekliyorsunuz, yoksa piyasa parçalı kalmaya devam mı edecek?
Maksym Sakharov: Birlikte çalışabilirlik kritik öneme sahip olacak. Ancak bu, piyasanın tek bir ağ etrafında birleşeceği anlamına gelmiyor. Farklı stablecoin ihraççılarının, blockchain ağlarının, saklama hizmeti sağlayıcılarının, ödeme şirketlerinin ve ülkelerin farklı sistemler geliştirmeye devam etmesi nedeniyle teknik katmandaki parçalı yapı muhtemelen sürecek.
Asıl hedef operasyonel birlikte çalışabilirlik olmalıdır. Bir işletme, kullanılan her ağ güzergâhını anlamak zorunda kalmadan değer gönderebilmeli, alabilmeli, mutabakata bağlayabilmeli ve kendi kayıtlarıyla eşleştirebilmelidir. Bir finans kuruluşu da açık standartlar, likiditeye erişim, yönlendirme mekanizmaları ve güvenilir mutabakat süreçleri aracılığıyla stablecoin faaliyetlerine bağlanabilmelidir.
Bu durum, geleneksel finansın uygulamada nasıl çalıştığına benziyor. Kullanıcılar bir işlemin arkasındaki her muhabir bankayı, ödeme işlemcisini veya mesajlaşma katmanını görmüyor. Ödemenin ulaşmasını, tamamlanmasını ve doğru şekilde kaydedilmesini bekliyor.
Stablecoin’lerin de aynı olgunluk seviyesine ulaşması gerekiyor. Teknik çeşitliliğin devam edeceğini, buna karşılık ürün ve mutabakat katmanlarının daha bağlantılı hâle geleceğini düşünüyorum. Piyasa çok ağlı yapısını koruyabilir ancak stablecoin’lerin ölçeklenebilmesi için operasyonel açıdan parçalı kalamaz.
Yeni Kullanıcılar Bitcoin veya Ethereum Sahibi Olmadan Blockchain Kullanabilir
COINTURK: Bir sonraki kullanıcı dalgası doğrudan Bitcoin veya Ethereum sahibi olmayabilir ancak her gün blockchain destekli finansal hizmetleri kullanabilir. Sektör bu değişime nasıl hazırlanmalı?
Maksym Sakharov: Sektör, kriptoyu doğrudan yönetmek istemeyen kişiler için ürün mimarileri geliştirerek bu değişime hazırlanmalı. Entegre cüzdanlar, hesap soyutlama çözümleri, hesap kurtarma süreçleri, müşteri desteği, uyum kontrolleri ve kullanıcıların aşina olduğu erişim noktaları ürün tasarımının merkezinde yer almalı.
Bir sonraki kullanıcı dalgası kartlar, hesaplar, bordro araçları, para transferi ürünleri, işletme platformları veya hazine sistemleri üzerinden bu hizmetlerle etkileşime girebilir. Bu kişiler hiçbir zaman bir blockchain ağı seçmeyebilir, önemli bir kripto varlığı elinde tutmayabilir veya mutabakat mekanizmalarını düşünmeyebilir.
Bu durum, iyi ürün tasarımının ne anlama geldiğini değiştiriyor. Kullanıcı deneyimi finansal işlemle başlamalı, teknik tercihler ise arka planda yapılmalıdır. Bu değişim aynı zamanda güvenilirlik standardını da yükseltiyor. Ana akım kullanıcılar bir sorun yaşadığında destek almayı, açık işlem geçmişlerine erişmeyi, dolandırıcılığa karşı korunmayı ve erişimlerini kaybettiklerinde hesaplarını kolayca kurtarabilmeyi bekliyor. Blockchain destekli hizmetlerin yeni kullanıcı kitlesine ulaşabilmesi için öncelikle güvenilir finansal ürünler gibi çalışması gerekiyor.
Stablecoin’ler Tüketicilerden Önce Şirketlerin Finans Departmanlarında Yaygınlaşabilir
COINTURK: Önümüzdeki beş yıla baktığınızda, dijital finans alanındaki hangi gelişmenin hem kripto sektörünü hem de geleneksel finans dünyasını en fazla şaşırtacağını düşünüyorsunuz?
Maksym Sakharov: En şaşırtıcı gelişme, stablecoin’lerin evrensel bir tüketici ödeme alışkanlığına dönüşmeden önce bir hazine ve operasyon yönetimi aracı hâline gelmesi olabilir.
Kamuoyundaki tartışmaların büyük bölümü, tüketicilerin günlük alışverişlerde stablecoin kullanıp kullanmayacağına odaklanıyor. Bu kullanım belirli alanlarda gelişebilir ancak işletmeler stablecoin teknolojisini daha az görünür nedenlerle daha erken benimseyebilir.
Hazine ekiplerinin, dijital platformların, işletmelerin ve uluslararası şirketlerin mutabakat süreleri, likidite hareketleri, kayıt eşleştirme süreçleri ve döviz kuru riskleri konusunda somut sorunları bulunuyor. Stablecoin’ler bu sorunlara çözüm sunarsa benimsenme, tüketici tarafında geniş ölçekte görünür hâle gelmeden önce şirket operasyonlarında büyüyebilir.
Bu durum piyasanın her iki tarafını da şaşırtabilir. Kripto sektörü çoğu zaman görünür kullanıcı benimsenmesine odaklanırken geleneksel finans kuruluşları da bir alanın geçerliliğini ölçmek için tüketici davranışlarının değişmesini bekliyor. Ancak ilk güçlü sinyal operasyonel taraftan gelebilir. İnsanların büyük bölümü blockchain destekli finansal altyapıları kullandığını fark etmeden önce stablecoin’ler finans departmanlarında, mutabakat süreçlerinde ve dijital platformların ödeme sistemlerinde standart hâle gelebilir.
WeFi hakkında
WeFi, fintech şirketleri ve finansal kuruluşlar için blockchain tabanlı finansal altyapı geliştiren bir teknoloji platformudur. WeChain ağı üzerine kurulan şirket; zincir üstü bankacılık, hızlı mutabakat, itibari para ve kripto varlıkların tek bakiyede yönetilmesi, dağıtık saklama çözümleri ve düzenlemelere uyumlu “Deobank” altyapıları sunmayı hedefliyor. WeFi’nin çözümleri; bankalar, ödeme sağlayıcıları, para transferi şirketleri, fintech girişimleri ve varlık yönetimi platformlarının blockchain destekli finansal hizmetler geliştirmesine olanak tanıyor.






USDT
AAPL