New York Güney Bölgesi Savcılığı, Sam Bankman-Fried’in yeni yargılama talebine karşı sunduğu yanıtla, eski FTX CEO’sunun iddialarının gerekçesiz olduğunu belirtti. Mahkemeye yapılan başvuruda, Bankman-Fried’in savunması kendi hazırladığı belgelerden oluşurken, iddia edilen siyasi baskı ve yeni delil sunumu gibi argümanlara tek tek yanıt verildi.
Yeniden Yargılama Talebinin Gerekçeleri
Bankman-Fried, Şubat 2026’da avukat olmadan, doğrudan kendisi tarafından hazırlanan başvurusunda, iki eski FTX yöneticisinin beyanlarının mahkemeye yeni sunulan delil olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu. Söz konusu isimler, Daniel Chapsky ve Ryan Salame, SBF’nin mahkûmiyetine temel teşkil eden ana konularda konuştu. Ancak savcılık, bu kişilerin ifadelerinin zaten savunma tarafından bilindiğini ve 2023’teki yargılamadan önce ulaşılabilir olduğunu aktardı. ABD ceza hukukuna göre, yeni delil olarak değerlendirilebilmesi için ilgili bilginin yargılama sırasında gerçekten ulaşılamaz olması gerekiyor. Mahkemede çağrılmamış bir tanığın sonradan ne söylediği ise bu kriteri karşılamıyor.
SBF, ek olarak, yeni beyanlarla FTX’in aslında iflas etmediğini ve müşterilerin iflas süreciyle beraber zararlarının karşılandığını gösterilebileceğini öne sürdü. Fakat savcılık, bu iddianın hem teknik olarak hatalı hem de hukuki açıdan önemsiz olduğunu belirtti. ABD yasalarına göre, dolandırıcılık suçu, müşteri varlıklarının kötüye kullanıldığı anda tamamlanmış oluyor. Müşterilerin ileride paralarını geri almaları ya da iflas yönetiminin ödeme yapması, yapılan işlemin suç niteliğini değiştirmiyor.
Savcılık ayrıca, yeni tanık ya da iddiaların mahkemeye sunulması halinde bile, yargılamadaki kanıtların ağırlığı karşısında kararın değişmeyeceği görüşünde. FTX’in müşteri fonlarının Alameda Research’e aktarılmasında SBF’nin doğrudan rolüne dair, yakın çalışma arkadaşlarının ifadeleri, kurum içi yazışmalar ve finansal belgeler esas alındı. İki yeni tanığın ifadesinin mevcut delil bütünlüğü karşısında davanın seyrini değiştirmesi zor görülüyor.
Siyasi Baskı İddiası ve Affın Kapalı Olması
Bankman-Fried, savunmasında ayrıca, yargılanma sürecinin siyasi nedenlerle hedef alınmak olduğuna yönelik bir iddiada bulundu. Kendi ifadesine göre, kripto endüstrisine dair önceki dönem yönetiminin bazı isimleriyle ilgili yürütülen davalar çerçevesinde kişisel olarak hedeflendiğini savundu. Ancak savcılık, Bankman-Fried’in çeşitli dönemlerde ve her iki siyasi partiye de önemli oranda bağış yaptığına dikkat çekerek, siyasi baskı iddiasının inandırıcı olmadığını vurguladı.
Ayrıca, ABD eski başkanı Donald Trump’ın 2026 başlarında Bankman-Fried için af çıkarmayı düşünmediğine yönelik açıklamalar yaptığı, kripto para sektörüne genel desteğiyle banka dolandırıcılığı nedeniyle mahkûm edilen bir kişiye af çıkarmamanın çelişki içermediğine dikkat çekildi.
Hukuki Süreçteki Ayrı Kulvarlar
Bankman-Fried’ın mahkemeye bireysel başvurusuyla sürdürdüğü yeniden yargılama girişimi, avukatları aracılığıyla yükseltilen temyiz başvurusundan bağımsız yürütülüyor. Temyiz sürecinde, esas olarak yargıç tarafından yapılan olası hukuki hataların değerlendirilmesi bekleniyor ve bu süreç Bankman-Fried’in yeniden yargılanma talebine göre daha güçlü hukuki zemine sahip görülüyor.
Şu anda 25 yıl hapis cezası çeken Bankman-Fried, kripto sektörünü etkileyen önemli bir davanın taraflarından biri. Diğer yandan Tornado Cash’in kurucu ortağı Roman Storm’un da benzeri şekilde yeni bir yargılama süreciyle karşı karşıya olduğu, savcılığın bu davada 40 yıla kadar hapis talebinde bulunduğu biliniyor. Böylece, kripto ekosisteminde hem savunma hem de savcılık nezdinde süren önemli davalarda çözüme yaklaşılmış değil.




