Güney Kore’de 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi planlanan kripto para vergisinin, ülkenin önde gelen borsalarındaki işlem hacmini yaklaşık yüzde 30 azaltabileceği tahmin ediliyor. Yatırımcıların önemli bir bölümü verginin ardından yurt dışı borsalara, merkeziyetsiz platformlara ve kişisel cüzdanlara yönelmeyi değerlendiriyor.
Web3 araştırma şirketi Tiger Research tarafından 2.423 Güney Koreli yatırımcıyla gerçekleştirilen ankette, katılımcıların yüzde 73,1’i vergi sonrasında yerel borsaları daha az kullanabileceğini belirtti. Yüzde 68,1’i yurt dışı borsalardaki faaliyetlerini artırabileceğini, yüzde 64,2’si ise merkeziyetsiz borsalara veya eşler arası işlemlere daha fazla yönelebileceğini ifade etti.
Kripto vergisi borsaların gelirlerini düşürebilir
Tiger Research, Upbit, Bithumb ve Coinone’un yıllık toplam işlem hacminin 2026’daki yaklaşık 859,8 trilyon wondan 2027’de 601,9 trilyon wona gerileyebileceğini hesapladı. Bu tahmin, yaklaşık 258 trilyon wonluk hacim kaybına işaret ediyor.
Borsaların toplam gelirinin de yüzde 29,5 azalarak 1,033 trilyon wondan 728,2 milyar wona düşmesi bekleniyor. En az 100 milyon won ana paraya sahip yatırımcıların yüzde 76,4’ü, yerel borsa kullanımını azaltarak yurt dışı platformlara veya kişisel cüzdanlara yönelebileceğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 69,7’si ise yatırım miktarını azaltabileceğini ya da piyasadan tamamen çekilebileceğini söylüyor.
Mevcut düzenlemeye göre 1 Ocak 2027’den itibaren sanal varlıkların devri ve ödünç verilmesinden sağlanan, yıllık 2,5 milyon wonu aşan net kazançlara yerel gelir vergisi dahil yüzde 22 vergi uygulanacak.
Anket sonuçları, düzenlemelerin yalnızca yatırımcıların vergi yükünü değil, piyasadaki işlem kanallarını da değiştirebileceğini gösteriyor. Yerel borsalarda hacim ve gelir kaybı beklenirken işlemlerin yurt dışı platformlara, DEX’lere ve kişisel cüzdanlara kayması, düzenleyici çerçevenin mevcut piyasa üzerindeki en belirgin etkisi olabilir.
Vergi tartışmaları sürerken Hana Bank ile Upbit Global, travel rule kapsamında güvenli dijital varlık transferleri ve mevzuata uyum için işbirliğine gitti. Taraflar; gönderici ve alıcı bilgilerinin doğrulanması, verilerin güvenli biçimde iletilmesi ve finansal kuruluşlarla sanal varlık hizmet sağlayıcılarının bağlantısı üzerinde çalışacak.
CLARITY Act en çok merak edilen konu
ABD’deki CLARITY Act sürecini değerlendiren WeFi CEO’su Maksym Sakharov ise dijital varlıkların artık finansal sistemin kenarında yer almadığını vurguluyor.
Sakharov’a göre bir yılı aşan müzakerelere ve kapsamlı değişikliklere rağmen yeni önerilerin gelmesi; tüketici koruması, piyasa bütünlüğü, operasyonel dayanıklılık, kolluk faaliyetleri ve inovasyon arasında denge kurmanın zorluğunu gösteriyor.
Sakharov, finansal piyasaların hızı ödüllendirdiğini ancak finansal altyapının kalıcılık üzerine kurulduğunu belirtti. Bu çerçevede CLARITY Act’in kısa vadeli siyasi sonucundan çok, ortaya çıkacak piyasa yapısının dijital varlıklara ne ölçüde açıklık ve hesap verebilirlik sağlayacağı önem taşıyor.





USDT
AAPL
