Ethereum’un kurucularından Vitalik Buterin, ağın ölçeklenebilirliğini artırmaya yönelik kapsamlı bir yürütme katmanı yeniliği önerdi. Buterin’in açıkladığı yol haritası, zincirdeki işlem doğrulama ve yürütmedeki darboğazların aşılması için yapısal değişiklikleri gündeme getiriyor.
İkili Durum Ağacı ve Hash Fonksiyonları
Önerilen yenilikler arasında, mevcut Hexary Merkle Patricia Ağacı’nın yerine ikili bir ağa ve daha verimli bir hash fonksiyonuna geçiş yer alıyor. EIP 7864 koduyla sunulan bu öneri, özellikle doğrulama için gereken Merkle dalı boyutlarının küçülmesini ve bant genişliği ihtiyacının azalmasını sağlayacak.
Yapının sadeleşmesiyle birlikte zincir üzerindeki hafif istemci ve gizliliğe duyarlı bilgi sorgulama uygulamalarının masrafı da düşecek. Vitalik Buterin, zincirdeki dalların mevcut yapıya kıyasla dört kat kısalabileceğini belirterek, bu gelişmenin istemci doğrulamasını ve sıfır bilgi ispatlarını daha uygulanabilir hale getireceğini ifade etti.
Hash fonksiyonu olarak Blake3 ile Poseidon’un değerlendirildiği belirtiliyor. Blake3 önerilen yeni yapıda hız artışı sunarken, Poseidon’un da ispat üretici verimliliğini daha ileriye taşıyabileceği dile getiriliyor. Ayrıca, depolama alanlarının 64 ila 256 aralığında sayfalara bölünmesiyle, sözleşme yürütme ve ardışık depolama alanlarına erişim maliyetlerinin azalması hedefleniyor.
Ethereum Sanal Makinesi’nden RISC-V’ye Geçiş İhtimali
Yol haritasındaki bir diğer önemli başlık ise Ethereum Sanal Makinesi (EVM) yerine RISC-V tabanlı yeni bir sanal makineye geçilmesi. Vitalik Buterin, protokolün zamanla karmaşık hale geldiğini ve bazı geliştiricilerin kısıtlar nedeniyle EVM’yi tercih etmediğini vurguladı.
Açık standartlı bir komut seti olan RISC-V’ye geçişin daha yalın ve esnek bir ortam sağlayacağı ifade edildi. Bununla birlikte, birçok ispat üreticisinin günümüzde RISC-V ile çalıştığı, bu nedenle ağın yürütme ortamının da bu standartla uyumlu olmasının zincir verimliliğine katkı sunacağı aktarılıyor.
Vitalik Buterin, “Bir RISC-V yorumlayıcısı yalnızca birkaç yüz satır kodla çalışabilir, bir blokzincir sanal makinesi tam olarak böyle olmalı” değerlendirmesinde bulundu.
Yenilenen sanal makinenin önceden derlenmiş işlevlere olan ihtiyacı azaltacağı ve protokoldeki özel kuralları sadeleştireceği öngörülüyor. Ayrıca, kullanıcıların kendi cihazlarında akıllı sözleşme çağrılarına dair doğrulama üretme ihtimali üzerinde duruluyor. Bu yaklaşım, genel olarak sıfır bilgi teknolojisinin entegre edilmesini de hızlandırabilir.
Aşamalı Geçiş Süreci ve Topluluk Tartışmaları
Hazırlanan yol haritası, bu değişikliklerin aşamalı olarak hayata geçirilmesini öneriyor. İlk aşamada, yeni sanal makinede yalnızca önceden derlenmiş işlevlerin çalışmasına izin verilmesi planlanıyor. Daha sonra geliştiriciler, doğrudan yeni ortamda sözleşmelerini devreye alabilecek.
Mevcut EVM, bir süre daha yeni sanal makineyle birlikte çalışmaya devam edecek ve geliştiricilere iki ortamdan birini seçme imkânı tanınacak. Son aşamada ise geleneksel EVM tamamen yeni ortama aktarılacak ve akıllı sözleşme biçiminde ilerlemesi sağlanacak.
Geçiş sürecinde gaz ücretlerinde değişiklikler oluşabileceğine dikkat çekilirken, genel ölçeklendirme adımlarının bu etkileri azaltması bekleniyor. Buterin, zincirin sürekli artan taleplerini sadece küçük yükseltmelerle karşılamanın mümkün olabileceğini; fakat radikal değişikliklerin yapısal bir iyileşmeye işaret ettiğini belirtti.




