Bitcoin, doların güçlenmesiyle birlikte 21 Eylül’de yaklaştığı 87.500 dolar seviyesinden 83.000–84.000 dolar aralığına geriledi. Ancak veriler, doların Bitcoin’in fiyat hareketleri üzerindeki etkisinin şimdilik sınırlı kaldığını gösteriyor. Strategy’nin kurucusu Michael Saylor ise Bitcoin temelli dijital kredi piyasasının büyüme potansiyeline dikkat çekerken, bu modelin başarısının disiplinli yönetim ve sağlam finansal yapılara bağlı olduğunu vurguladı.
Güçlenen Dolar Bitcoin’i Ne Kadar Etkiliyor?
ABD Dolar Endeksi (DXY), 9 Eylül’den bu yana yaklaşık yüzde 2,6 yükselerek salı günü 101,69 ile iki ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Doların değer kazanması, Bitcoin ve altın gibi dolar cinsinden fiyatlanan varlıklar açısından genellikle baskı unsuru olarak görülüyor.
Doların dünyanın başlıca rezerv ve borçlanma para birimi olması bu etkiyi güçlendiriyor. Dolar yükseldiğinde, dolar cinsinden borçlananların geri ödeme yükü artıyor ve bu durum genellikle riskli varlıklara ayrılan kaynakların azalmasına yol açıyor. Bununla birlikte, Bitcoin ile dolar arasındaki ilişki sürekli ve güçlü bir bağa işaret etmiyor.
TradingView verilerine göre, son 90 işlem gününde Bitcoin ile DXY arasındaki günlük korelasyon katsayısı -0,41’e gerileyerek Şubat 2023’ten bu yana en düşük seviyesine indi. Bu değer, iki varlığın ters yönde hareket etme eğilimini gösteriyor. Ancak belirleme katsayısının yalnızca 0,17 olması, dolar endeksinin Bitcoin’in günlük getiri değişimlerinin yaklaşık yüzde 17’sini istatistiksel olarak açıklayabildiğine işaret ediyor.
Son 30 günlük korelasyon ise -0,45 düzeyinde. Bununla birlikte bu sonuç, Bitcoin’in yüzde 5’in üzerinde yükseldiği ve DXY’nin gerilediği 19 Ağustos ile 3 Eylül seanslarından önemli ölçüde etkileniyor. Bu iki gün çıkarıldığında korelasyon -0,19’a düşüyor.
Daha uzun vadeli veriler de ilişkinin zayıflığını ortaya koyuyor. Ocak 2020’den bu yana ortalama 90 günlük korelasyon yalnızca -0,14 seviyesinde bulunurken, Kasım 2024’te bu değer +0,22’ye kadar yükseldi. Bitcoin’in ABD Hazine tahvili getirileriyle de anlamlı bir korelasyon göstermemesi, fiyat hareketlerinin büyük ölçüde kendine özgü etkenlerle şekillendiğini gösteriyor.
Teknik görünümde DXY, Ichimoku bulutunun üzerine yeniden çıktı ancak 101,80 direncini henüz aşamadı. Bu seviyenin kırılması, Mayıs 2025’ten beri süren yatay hareketi sonlandırarak doların yükselişini hızlandırabilir. Böyle bir hareket Bitcoin’in yukarı yönlü alanını sınırlayabilecek olsa da mevcut veriler, doların tek başına belirleyici olmadığını ortaya koyuyor.
Saylor: Dijital Kredi Piyasasının Büyümesi Yönetim Kalitesine Bağlı
Strategy’nin kurucusu Michael Saylor, paylaşımında Strive’a ve iyi yönetilen tüm Bitcoin temelli dijital kredi ihraççılarına başarı diledi. Saylor’a göre Strategy ve Strive aynı çerçeve üzerine kuruluyor: Bitcoin dijital sermayeyi, STRC ve SATA dijital krediyi, MSTR ve ASST ise dijital özsermayeyi temsil ediyor.
İki şirketin menkul kıymet yapıları ve karar alma süreçleri birbirinden bağımsız. Saylor, şirketlerin yatırımcıların sermaye tahsisleri için rekabet edeceğini, ancak aynı zamanda uzun vadeli pazar fırsatlarını birlikte genişletebileceğini belirtti.
SIFMA verilerini aktaran Saylor, 2025 sonunda küresel hisse senedi piyasasının toplam değerinin 157,8 trilyon dolara, sabit getirili borç araçlarının toplam bakiyesinin ise 160,7 trilyon dolara ulaştığını kaydetti. Bu iki piyasadan herhangi birinin yalnızca yüzde 0,1’i, yaklaşık 160 milyar dolarlık büyüklüğe karşılık geliyor.
Saylor, modelin üç kanaldan güçlenebileceğini anlattı. İlk olarak şirketlerin finansman sağlayarak sınırlı arza sahip Bitcoin’i satın alması, talebi artırabilir ve ilgili şirketlerin varlıklarla karşılama düzeyini iyileştirebilir.
İkinci olarak daha fazla ihraççının dijital kredi ürünleri sunması; araştırma, işlem ve likidite altyapısını geliştirebilir. Bu gelişme, yatırımcıların ürünleri yeterince tanımadıkları için talep ettiği ek risk primini azaltarak kredi spreadlerini ve finansman maliyetlerini düşürebilir. Üçüncü olarak modelin farklı piyasa koşullarında çalıştığını kanıtlayan şirketlerin çoğalması, dijital özsermayenin piyasada daha fazla kabul görmesini sağlayabilir.
Ancak Saylor, Bitcoin alımlarının fiyat artışını garanti etmediğinin ve Bitcoin’in kendi başına faiz üretmediğinin altını çizdi. Uzun vadeli varlık getirileri ile finansman maliyetleri arasındaki kâr marjının disiplinli yönetimle oluşturulması gerekiyor. İhraççı sayısının artması da otomatik olarak daha yüksek değerlemeler anlamına gelmiyor.
Saylor’a göre modelin sürdürülebilirliği; sağlam sermaye yapısına, ihtiyatlı likidite yönetimine, şeffaf açıklamalara ve faydalı ürünlere dayanıyor. Zayıf ihraççılar bütün kategoriye duyulan güveni zedeleyebilirken, güvenilir şirketler kurumsal yatırımcıların çeşitlendirme ihtiyacını karşılayarak bu alana normalde girmeyecek fonları çekebilir.





USDT
AAPL