Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukashenko, kripto paraları dünyanın ABD dolarına olan bağımlılığını azaltmak için kullanılabilecek “muhtemel yollar” arasında gösterdi. Bu çıkış, Belarus Nükleer Güç Santrali’nin performansı, artan elektrik tüketimi ve yeni kapasite önerilerinin değerlendirildiği hükümet toplantısında geldi. Lukashenko, elektrik üretiminde oluşan potansiyeli kripto madenciliğiyle değerlendirme fikrini yeniden gündeme taşırken, küresel çapta hızlanan “doları terk etme” sürecine dikkat çekti.
Lukashenko’nun De-dolarizasyon ve Madencilikte Israrı
Toplantıda yetkililerden, artan elektrik tüketimini yönetmeye yönelik adımların sonuçlarını ve enerji sektörünün geleceğine dair yeni planları içeren kapsamlı bir rapor sunmaları istendi. Lukashenko, doğrudan küresel de-dolarizasyon çabalarına işaret ederek bunun “küresel bir sorun” haline geldiğini vurguladı. Kripto madenciliğini bu mücadelede potansiyel bir çözüm olarak gösteren lider, volatiliteye yönelik eleştirileri ise “risk olmadan kazanç olmaz” sözleriyle yanıtladı.
Belarus’un Rusya ile yakın ittifakı ve ticarette dolar kullanımını azaltma kararlılığı göz önüne alındığında, kriptoyu ulusal stratejiye entegre etme fikri ülke içinde giderek daha fazla karşılık buluyor. Belarus, BRICS ödeme sistemleri gibi alternatifleri incelerken ABD dolarına olan bağımlılığını düşürmeye yönelik adımlarını da sürdürüyor.
Daha Önce de Kriptoyu Savundu, Düzenleme Baskısını Artırdı
Lukashenko, kripto madenciliği konusunda ilk kez konuşmuyor. Eylül ayında, uzun süredir geciken kripto düzenlemelerinin bir an önce tamamlanması için düzenleyicilere talimat vermişti. 2023’te başlattığı “kapsamlı düzenleme” çağrısının hâlâ sonuçlanmamasını eleştiren Belarus lideri, net kurallar oluşturulmadığı takdirde ülkesinin küresel kripto adaptasyonunda geri kalacağını söylemişti.
Ayrıca teknolojinin yasaların ilerleme hızını geçtiğini, bu nedenle yeni hukuki alanlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Hi-Tech Park (HTP) yöneticilerinden ve düzenleyicilerden, işletmelerin Belarus’u güvenli bir dijital liman olarak görmesini sağlayacak açık ve uygulanabilir kurallar hazırlamalarını istedi.
Bu hamleler, Belarus’un kripto alanına ilgisinin tesadüf olmadığını gösteriyor. Lukashenko, mart ayında ülkenin fazla elektriğini kripto madenciliğinde değerlendirme fikrini de gündeme taşımıştı. Washington’daki gelişmeleri örnek göstererek ABD’nin “stratejik kripto rezervi” oluşturmayı tartıştığını söylemesi de kriptoyu jeopolitik bir araç olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Belarus’un Erken Hamlesi: 2017 Sayılı Kararname ve Dijital Ekonomi Modeli
Belarus, 2017’de imzalanan “Dijital Ekonominin Geliştirilmesi” başlıklı 8 No’lu Kararname ile dijital varlıkların hukuki temelini oluşturan ilk ülkelerden biri olmuştu. Bu kararname, token ihracı, dolaşımı ve değişimi için yasal altyapı sağlarken, HTP bünyesinde faaliyet gösteren şirketlere vergi muafiyeti sunmuştu. Bu sayede birçok yabancı blockchain girişimi Belarus’a yönelmişti.
Bugün Belarus, tıpkı Bhutan ve El Salvador gibi Bitcoin
$86,280.89 madenciliğini ekonomik bir araç olarak kullanan ülkelerle aynı çizgide ilerlemeyi değerlendirebilir. Ülkenin elektrik fazlası bu potansiyeli desteklerken, tek eksiğin düzenleyicilerin vereceği nihai onay olduğu görülüyor.
Sonuç olarak Belarus’un kriptoya yönelimi, sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi bir duruş olarak da öne çıkıyor. ABD dolarının uluslararası hakimiyetine alternatif arayan ülkeler arasında yer alan Minsk yönetimi, enerji fazlasını kripto madenciliğiyle küresel finans sistemine entegre etmeyi hedefliyor. Ancak bu hedefe ulaşmak için güvenilir, şeffaf ve uluslararası yatırımcıyı caydırmayan bir düzenleme çerçevesi şart. Lukashenko’nun çağrıları, bu dönüşümün hızlanacağını gösteriyor.





