Altın fiyatları, son sert düşüşün ardından üç ayın en düşük seviyesine geriledi ve 2026 başında görülen yükselişin tüm kazanımlarını sildi. Jeopolitik gerilimler, enflasyon kaygıları ve ABD para politikasına ilişkin belirsizlik sürmesine rağmen değerli metallerdeki geri çekilme, güvenli liman anlatısının gücüne dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Güvenli liman algısına rağmen sert geri çekilme
Piyasadaki son hareket, yılın ilk bölümünde altın ve gümüşte oluşan güçlü yükselişin tersine döndüğüne işaret etti. Bull Theory tarafından paylaşılan değerlendirmeye göre altın, 29 Ocak’ta ons başına 5.600 dolarla tarihi zirvesini gördü. Aynı dönemde gümüş de ons başına 121 dolara kadar çıktı.
Bull Theory’nin değerlendirmesinde, yılın başında güvenli liman talebinin hem altını hem de gümüşü desteklediği, ancak piyasa koşullarının değişmesiyle bu eğilimin tersine döndüğü aktarıldı.
Şubat ayında ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmandığı, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının petrolü varil başına 93 dolara taşıdığı ve enflasyonun %3,8’e yükseldiği belirtildi. Normal şartlarda bu tür gelişmelerin değerli metalleri desteklemesi beklenirken, piyasa bu kez ters yönde hareket etti.
Spot altın son kapanışta ons başına 4.327 dolar civarında işlem gördü. Metal bir işlem gününde %3,3 değer kaybederken, haftalık düşüş %4’ü aştı. Böylece altın, ocak ayındaki zirvesinin yaklaşık %18 altına indi. Gümüşteki düzeltme ise daha derin oldu ve yılın başındaki rallide elde edilen kazançların önemli bölümü silindi.
ABD verileri faiz beklentilerini değiştirdi
Son düşüşte belirleyici unsurlardan biri, beklentilerin üzerinde gelen ABD iş gücü verileri oldu. Resmi rakamlara göre ekonomi mayısta 172.000 yeni istihdam yarattı. Verinin beklentileri aşması, ABD ekonomisinin dayanıklılığına ilişkin görüşleri güçlendirdi.
Bu tablo, yatırımcıların kısa vadeli Fed faiz indirimi beklentilerini azaltmasına yol açtı. Bazı piyasa katılımcıları ise faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği ihtimalini fiyatlamaya başladı. Faiz getirisi olmayan altın gibi varlıklar, yüksek faiz ortamında genelde daha fazla baskı altında kalıyor.
Mini sözlük: Tüketici Fiyat Endeksi, bir ekonomide mal ve hizmet fiyatlarındaki değişimi ölçen temel enflasyon göstergesidir. ABD’de açıklanan TÜFE verisi, Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentileri etkilediği için altın gibi varlıklarda güçlü fiyat hareketlerine yol açabilir.
İstihdam verisinin ardından ABD tahvil getirileri yükseldi, dolar da başlıca para birimleri karşısında güç kazandı. Güçlü dolar, altını uluslararası alıcılar için daha pahalı hale getirdiğinden talep üzerinde ek baskı oluşturdu.
Gözler şimdi haziran enflasyon verisinde
Piyasa oyuncuları, Çin’de fiziki talepte görülen zayıflamayı da yakından izliyor. Şanghay Altın Borsası verileri, alım faaliyetinin 2020’den bu yana en düşük seviyeye gerilediğini gösterdi. Hindistan’da yerel altın fiyatlarında sert düşüş görülürken, Pakistan’da da günlük bazda güçlü bir gerileme kaydedildi.
Şimdi dikkatler 10 Haziran’da açıklanacak ABD enflasyon verisine çevrildi. İşlemciler, Tüketici Fiyat Endeksi raporunu altın fiyatları açısından bir sonraki önemli tetikleyici olarak değerlendiriyor. Enflasyonun yüksek kalması halinde uzun süre yüksek faiz beklentisinin fiyatlamalar üzerindeki baskıyı sürdürmesi mümkün görülüyor.




