Amerika Birleşik Devletleri’nde piyasaları düzenleyen kurumlar, kripto para dünyasında yaygın olduğu öne sürülen fiyat ve hacim manipülasyonlarına yönelik yeni bir dava başlattı. Federal savcılar, Gotbit, Vortex, Antier ve Contrarian bağlantılı on kişinin, kripto paraların fiyat ve işlem hacmini artırmak amacıyla organize işlemler yaptığını iddia etti. Bu gelişme, FBI tarafından yürütülen bir operasyonun ardından gündeme geldi. FBI ajanları, manipülasyon hizmetleri sunan şirketleri tespit etmek amacıyla kendi token’larını piyasaya sürdü.
Firma ve kişiler hakkında suçlamalar
Savcılık, söz konusu şirketlere bağlı kişilerin, yapay olarak yüksek talep yaratıp fiyatı yükselttikten sonra ellerindeki tokenları sattığını belirtti. Bu süreçte uygulanan yöntemler, uzmanlar tarafından “fiyatı şişirme” ve “wash trading” olarak adlandırıldı. AdLunam’dan Jason Fernandes ve CertiK’in Amerika birimi yöneticisi Stefan Muehlbauer, bu uygulamaların, özellikle denetimsiz borsalarda ve daha az bilinen tokenlarda oldukça yaygın şekilde görüldüğünün altını çizdi.
Gotbit’in kurucusu Aleksei Andriunin, geçen yıl iki ayrı suçlamadan suçunu kabul etti ve 23 milyon dolar tutarında varlığını teslim etmeyi kabul etti. Amerikan savcıları, Andriunin’in ödemiş olduğu ceza kapsamında “geniş ölçekli bir fiyat manipülasyonu ağı” olduğuna dikkat çekti.
Muehlbauer, “adreslenen davranışın kripto dünyasında çok daha yaygın olduğuna” işaret ediyor. Fernandes ise bu tür manipülasyonların yatırımcıların tahmin ettiğinden çok daha sık gerçekleştiğini belirtti.
Piyasa manipülasyonunun etkileri ve sektörün tepkisi
Kripto piyasalarında “wash trading”, yani aynı varlığın hesaplar arasında defalarca el değiştirerek yapay yoğunluk ve talep görüntüsü oluşturulması, uzmanlara göre katılımcılar için cazip hale geliyor. Fernandes, kripto dünyasında likiditenin algı ile doğrudan bağlantılı olduğunu, hacmin yatırımcıları ve yeni proje listelenmelerini çektiğini ifade ediyor.
“Likiditeye olan ilgi ve yüksek işlem hacmi görünümü, piyasada gerçek olmayan bir hareketlilik hissi yaratıyor. Bu da listelenmek isteyen projeler ve yatırımcılar için yanlış bir tabloya yol açabiliyor,”
şeklinde Fernandes’in görüşleri aktarılıyor.
Araştırmalar, kripto piyasalarındaki hacim verilerinin önemli bir bölümünün bu tarz işlemlerden kaynaklandığını belirtiyor. Columbia Üniversitesi araştırması, belirli bir platformdaki işlem hacminin yaklaşık dörtte birinin “wash trading” belirtileri taşıdığını ortaya koydu. Ethereum üzerindeki NFT piyasasının ciddi kısmında da benzer örüntüler tespit edildi.
“ABD Adalet Bakanlığı’nın son adımları, artık kripto piyasalarında manipülasyona karşı kapsamlı ve küresel bir denetim dönemi başladığını gösteriyor. Bu davalar piyasadaki güveni artırma potansiyeline sahip; ancak ‘wash trading’ kripto varlık piyasası için hâlâ temel bir sorun olarak duruyor,”
ifadeleriyle Muehlbauer konuya dikkat çekiyor.
Uzmanlar, denetimsiz borsalarda ve küçük ölçekli tokenlarda denetimin zayıf olduğunu, bu nedenle “wash trading” gibi uygulamaların daha kolay hayata geçirilebildiğini kaydetti. Borsalardaki listeleme standartlarını karşılamak isteyen projelerin, işlem hacmini yapay olarak artırma yoluna gittiği belirtiliyor.
Analystler, denetimli borsalarda gözetim sistemlerinin gelişmeye başladığı ve son dönemde algoritmaların daha karmaşık manipülasyon türlerini tespit etmeye başladığını vurguladı. Buna rağmen, piyasanın tümünde “wash trading”in ciddi ölçüde sürdüğü dikkat çekiyor.




