Merkeziyetsiz borç verme protokolü Aave, V4 sürümünü Avalanche ağı üzerinde kullanıma açtı. Böylece protokolün en yeni borç verme altyapısı ilk kez Ethereum dışına taşınmış oldu. Adımın, ileride tokenleştirilmiş gerçek dünya varlıklarıyla desteklenen yeni borç verme pazarlarının önünü açması amaçlanıyor.
Yeni mimari Avalanche ile genişledi
Kurulumla birlikte Aave V4’ün Hub ve Spoke mimarisi de devreye girdi. Bu yapı, belirli kullanım alanlarına odaklanan borç verme pazarlarının kendi teminat koşulları ve risk parametreleriyle çalışmasına imkan tanıyor. Buna karşılık bu pazarlar, protokol genelindeki ortak likiditeden de yararlanabiliyor.
Aave, Avalanche üzerinde planlanan ilk pazarlardan birinin tokenleştirilmiş varlıklar karşılığında borçlanmayı destekleyeceğini açıkladı. Şirketin verdiği bilgiye göre yeni mimari, protokolün önceki sürümlerine kıyasla daha geniş bir teminat yelpazesini destekleyecek şekilde tasarlandı.
Aave, Avalanche üzerinde kurulacak uzmanlaşmış pazarların ortak likiditeye erişirken kendi teminat kuralları ve risk çerçeveleriyle çalışabileceğini vurguluyor.
Gelecekte Avalanche üzerindeki bu özel pazarların, ABD Hazine kağıtları, para piyasası fonları, özel kredi ürünleri ve şirket tahvilleri gibi tokenleştirilmiş varlıkları destekleyebileceği belirtiliyor. Bu varlıkların her biri için ayrı teminat gereklilikleri ve risk ayarları uygulanabilecek.
Mini sözlük: Gerçek dünya varlıklarının tokenleştirilmesi, tahvil, fon payı veya kredi gibi geleneksel finans ürünlerinin blokzincir üzerinde dijital temsilinin oluşturulması anlamına gelir. Bu yapı, varlıkların teminat olarak daha hızlı izlenmesine, değerlenmesine ve devrine imkan sağlayabilir.
Kurumsal tarafta teminat yarışı hızlandı
DeFiLlama verilerine göre Aave, yaklaşık 14 milyar dolarlık kilitli toplam varlıkla 23 blokzincir üzerinde faaliyet gösteren en büyük merkeziyetsiz borç verme protokolü konumunda bulunuyor. Aave, kullanıcıların kripto varlık göstererek borç alabildiği bir altyapı sunuyor.
Bu genişleme, finans kuruluşları ile blokzincir şirketlerinin tokenleştirilmiş varlıkları hem geleneksel finans hem de merkeziyetsiz finans içinde teminat olarak kullanmaya dönük altyapı çalışmalarını hızlandırdığı bir dönemde geldi. Şubatta Franklin Templeton, kurumsal müşterilerin tokenleştirilmiş para piyasası fonu paylarını borsa dışı teminat olarak kullanabilmesi için Binance ile ortaklık kurdu.
Martta Nasdaq, tokenleştirilmiş teminat yönetimini kolaylaştırmak için kendi teminat platformunu Talos’un dijital varlık altyapısıyla entegre etmeyi planladığını duyurdu. Bu entegrasyonun, teminat yönetimi, risk izleme ve işlem gözetimini tek platformda bir araya getirmesi hedefleniyor.
Mayısta ise piyasa altyapısı sağlayıcısı DTCC, tokenleştirilmiş teminat platformuna Chainlink teknolojisini entegre edeceğini bildirdi. Şirket, planlanan yılın son çeyrek lansmanı öncesinde tokenleştirilmiş teminatın gerçeğe yakın zamanlı hareketi, değerlemesi ve mutabakatını desteklemeyi amaçlıyor.
Tokenleştirilmiş varlıklarda büyüme sürüyor
Kurumsal kredi tarafında da benzer bir ivme görülüyor. Grove, Galaxy Digital ile birlikte 500 milyon dolarlık bir depo kredi tesisi oluşturduğunu ve bu yapının blokzincir tabanlı altyapıyla kurumsal kripto teminatlı kredileri finanse edeceğini duyurdu.
RWA.xyz verileri, halka açık blokzincirlerde tokenleştirilmiş gerçek dünya varlıklarının toplam değerinin 34 milyar doları aştığını gösteriyor.
RWA.xyz verilerine göre halka açık blokzincirlerde tokenleştirilmiş gerçek dünya varlıklarının değeri bir yıl önceki yaklaşık 12,8 milyar dolardan 34 milyar doların üzerine çıktı. Bu artış, dijital varlık sektöründe en hızlı büyüyen alanlardan birinin gerçek dünya varlıkları olduğunu ortaya koyuyor.




