Grayscale, “2026 Digital Asset Outlook: Dawn of the Institutional Era” başlıklı raporunda kripto para piyasasının 2026’ya girerken kurumsal bir döneme taşındığını savundu. Varlık yöneticisine göre makroekonomik baskılar ve daha netleşen düzenleme çerçevesi kripto paralarda süregelen boğa görünümünü destekliyor. Raporda Bitcoin’in blok ödülü yarılanmasına bağlanan klasik dört yıllık döngünün zayıfladığı, bunun yerine daha istikrarlı sermaye girişleri ve geleneksel finansla daha derin entegrasyonun öne çıktığı vurgulandı. Grayscale, 2026’da öne çıkacak temaları ve etkisiz kalacağını düşündüğü başlıkları aynı çerçevede sıraladı.
2026’ya Yön Verecek İki Ana Sürükleyici
Grayscale’in iyimserliği ilk olarak alternatif değer saklama araçlarına yönelik makro talebe dayanıyor. Yüksek kamu borcu ve mali dengesizliklerin itibari para birimleri üzerinde risk oluşturduğunu belirten şirket Bitcoin ve Ethereum‘un şeffaf ve programlı arz yapısına sahip “kıt dijital emtialar” olarak konumlandırdı. Bu yaklaşım enflasyon ve para birimi değer kaybı endişelerine karşı portföylerde dengeleyici rol fikrini güçlendiriyor.

Raporda Bitcoin’in sabit ihraç takvimi örnek gösterildi ve 20 milyonuncu Bitcoin’in Mart 2026’da çıkarılmasının beklendiği not edildi. Grayscale, öngörülebilir arz dinamiklerinin para politikasına bağlı itibari sistemlerden ayrışan temel bir özellik olduğuna işaret etti.
İkinci sürükleyici olarak düzenleme netliğinin kurumsal yatırımı hızlandırdığı vurgulandı. Spot kripto para tabanlı ETF onayları, stablecoin düzenlemesine dair GENIUS Yasası ve 2026’da iki partili bir piyasa yapısı yasası beklentisi saklama, işlem ve Blockchain içi sermaye tahsisi gibi alanlarda kurumsal bariyerleri aşağı çeken gelişmeler olarak sıralandı.
Grayscale’in 2026 Yatırım Temaları
Grayscale, 2026’ya dair 10 yatırım temasını spekülatif anlatılardan ziyade benimsenme, altyapı ve sürdürülebilir kullanım alanları ekseninde topladı. “Makro, para ve piyasa yapısı” kümesinde doların değer kaybı kaygılarının Bitcoin, Ethereum ve gizlilik odaklı altcoin‘lere ilgiyi canlı tutabileceği, düzenleme netliğinin de ekosistem genelinde kurumsal katılımı genişletebileceği kaydedildi.
Stablecoin tarafında GENIUS Yasası sonrasında kullanım alanlarının ödemeler, sınır ötesi uzlaşma, türev işlemlerde teminat ve şirket hazine operasyonlarına doğru büyümesi beklendi. Tokenizasyonun ise daha iyi düzenleme ve altyapı ile hisse senetleri, tahviller ve diğer menkul kıymetlerin halka açık Blockchain’lerde ihraç edilip işlem görebileceği bir eşik noktasına yaklaşabileceği ifade edildi.
“Teknoloji, altyapı ve Blockchain içi finans” başlığında DeFi borç verme pazarlarının likidite artışı ve olumlu düzenleyici rüzgarla hızlanabileceği belirtildi. Kurumsal yatırımcıların işlem ücretleri gibi ölçülebilir temel metriklere daha fazla odaklanacağı, staking’in ise düzenleyici rehberlikle birlikte yatırım ürünleri ve saklama platformları üzerinden daha varsayılan bir özellik haline gelebileceği görüşü paylaşıldı. Ayrıca Blockchain–yapay zeka kesişiminde kimlik, hesaplama ve ödeme altyapısına yönelik talebin merkezileşme ve veri sahipliği endişeleriyle güçlenebileceği öne sürüldü.




