Bitcoin
$95,337.78 fiyatı yine berbat bir gün geçiriyor ve kapanmanın sona erecek olmasına rağmen görünüm negatif. Risk piyasalarındaki düşüşe karşın altın gibi riskten kaçış varlıklarında yükseliş var. Ancak bugünkü gündem daha geniş çerçevede kripto paraların ABD ve küresel ölçekte geleceğiyle ilgili.
ABD Kripto Para Sınıflandırması
Yeni SEC Başkanı Paul bugün sınıflandırmaya dair önemli açıklamalarda bulundu. Project Crypto ile Trump’ın seçilmesinin ardından hızla sektörün beklentilerini analiz etmeye başlayan SEC önemli adımlar atıyor. İnovasyonu desteklemek için başlatılan girişim bir sonraki adımın atılmasına uygun ortamı oluşturdu. Kripto paraların federal menkul kıymet yasalarına ne ölçüde maruz kalacağı belirlenecek.
Önceki süreçte Howey yatırım sözleşmesi testi kripto paraların menkul kıymet olduğunun ispatı için esnek biçimde uygulanıyordu. Bunun gelişmiş versiyonunun kripto paralara uygulandığını göreceğiz.
Sınıflandırmanın Önemi
Yıllardır kripto paralar menkul kıymet midir sorusu gündemi meşgul etti. Çünkü kripto paraların federal menkul kıymet yasalarında tanımlanmadığı ortamda bu soru da anlamsızlaşıyor. Bu belirsizlik, kaos yasal haklar, yasal muamele konusunda yıllarca önemli sorunlara yol açtı.
Yeni SEC Başkanı Paul kripto paraların çoğunun hali hazırda menkul kıymet olmadığını bugün bir kez daha ifade etti. Fakat belirli bir tokenin menkul kıymet arzı sırasında yatırım sözleşmesi şartlarını sağlayacak şekilde ihraç edilmiş olması mümkündür. En azından mevcut menkul kıymet yasalarına göre hisse senetleri, senetler, tahviller gibi belirlenmiş araçların ötesinde belirlenmemiş ucu açık kategoriler için “yatırım sözleşmesi” tanımı kullanılır. Bu terim taraflar arasındaki ilişkiyi ifade eder. Değiştirilemez değildir.
Gensler ile Paul tam olarak burada ayrışıyor. Bir altcoin yatırım sözleşmesi şartlarını sağlayacak şekilde ihraç edilmiş olabilir ancak sonsuza kadar böyle kalma zorunda olamaz.
“Bu hatalı görüş, her zaman ve her yerde yapılan her bir sonraki işlemin menkul kıymet işlemi olduğu varsayımını da içerir. Bu görüşü yasa metni, Yüksek Mahkeme içtihadı veya sağduyu ile bağdaştırmakta zorlanıyorum.” – SEC Başkanı 12 Kasım
Mevcut bakış açısı uygulanabilir değil ve önemli maliyetler getirirken ABD’ye fayda sağlamadığı yeni SEC yönetimi tarafından açık biçimde ifade ediliyor.
Kripto Paraların Sınıflandırılması
Ağ tokenleri yeni SEC Başkanına göre menkul kıymet değil. Bunlar başkalarının temel yönetim başarılarından elde edilecek kazanç beklentilerinden ziyade ‘işlevsel’ ve “merkezi olmayan” bir kripto sisteminin programatik işleyişiyle içsel olarak bağlantılıdır ve değerini bu piyasalar belirler.
İkinci olarak NFT’ler menkul kıymet değildir. Sanat eserleri, kartlar, oyun öğeleri gibi şeyler için Gensler açık biçimde menkul kıymet ifadesini kullanıyordu. Ancak bugün çok açık biçimde Paul bunların menkul kıymet olmadığını ifade etti.

Gerçek dünyada menkul kıymet olarak kabul edilmiş geleneksel varlıkların tokenize versiyonları ise menkul kıymet olarak görülüyor. Menkul kıymet olarak tanımlanan bir ürünün kripto ağında tutulan versiyonu olması bunu değiştirmiyor.
Daha geniş çerçevede Gensler’ın çarpıttığı Howey testinin doğru anlaşılması için Paul şunları söyledi;
“Çoğu kripto varlık kendi başına menkul kıymet olmasa da, kripto varlıklar bir yatırım sözleşmesinin parçası olabilir veya bir yatırım sözleşmesine tabi olabilir. Bu kripto varlıklar, Howey testini karşılayan temel yönetimsel çabaları üstlenmeye yönelik belirli beyanlar veya vaatlerle birlikte gelir.
Howey testi, özünde, başkalarının temel yönetimsel çabalarından elde edilecek makul kar beklentisiyle ortak bir girişime para yatırmayı gerektirir. Alıcının makul kar beklentisi, ihraççının temel yönetimsel çabalarda bulunacağına dair beyanlarına veya vaatlerine bağlıdır.
Benim görüşüme göre, bu beyanlar veya vaatler, ihraççının üstleneceği temel yönetimsel çabalar konusunda açık ve net olmalıdır.
O halde şu soru sorulmalıdır: “Menkul kıymet olmayan bir kripto varlık, bir yatırım sözleşmesinden nasıl ayrılabilir?” Basit ama derin anlamlı cevap şudur: ihraççı beyanlarını veya vaatlerini yerine getirir, yerine getiremez veya başka bir şekilde fesheder.
Bağlam olarak, Florida’nın inişli çıkışlı tepelerinin ortasında, benim de büyüdüğüm için iyi tanıdığım bir arazide, William J. Howey’in narenciye imparatorluğunun merkezi bulunuyordu. Yirminci yüzyılın başlarında Howey, malikanesinin gölgesinde portakal ve greyfurt bahçeleri dikmek için 60.000 dönümden fazla büyük ölçüde el değmemiş arazi satın aldı. Şirketi, bahçe arazisinin bir kısmını bireysel yatırımcılara sattı ve ardından onların adına meyveleri yetiştirmeyi, hasat etmeyi ve pazarlamayı teklif etti.
Yargıtay, Howey’in düzenlemesini inceledi ve nesiller boyu “yatırım sözleşmesi”ni tanımlayacak testi oluşturdu. Ancak bugün, Howey’in arazisi farklı bir hikaye anlatıyor. 1925’te inşa ettiği orijinal malikane, bir asır sonra hala ayakta dururken, bir zamanlar onu çevreleyen narenciye bahçeleri büyük ölçüde yok olmuş, yerini tatil köyleri, şampiyona golf sahaları ve konut mahalleleri almıştır. Bugün, bu fairwaylerin ve çıkmaz sokakların ortasında duran birinin, bunların bir menkul kıymet oluşturduğu sonucuna varacağını hayal etmek zor. Yine de, yıllardır, aynı testin, aynı derecede köklü dönüşümler geçiren, ancak sanki hiçbir şey değişmemiş gibi lansmanlarının etiketini hala taşıyan dijital varlıklara katı bir şekilde uygulandığını izliyoruz.
Howey’in malikanesini çevreleyen toprak hiçbir zaman bir menkul kıymet olmamıştır. Belirli bir düzenlemeyle menkul kıymet haline gelmiş ve bu düzenleme sona erdiğinde menkul kıymet olmaktan çıkmıştır. Tabii ki, bu süre boyunca, üzerinde inşa edilen işletmeler tamamen değişse de arazi aynı kalmıştır.
Komiser Peirce, bir projenin token lansmanı başlangıçta bir yatırım sözleşmesi içerebilse de, bu vaatlerin sonsuza kadar geçerli olmayabileceğini haklı olarak belirtmiştir. Ağlar olgunlaşır. Kod gönderilir. Kontrol dağıtır. İhraççının rolü azalır veya ortadan kalkar. Bir noktada, alıcılar artık ihraççının temel yönetim çabalarına güvenmezler ve çoğu token artık belirli bir ekibin hala yönetimde olduğu yönünde makul bir beklenti olmaksızın işlem görür. Kısacası, bir token, bir zamanlar bir yatırım sözleşmesi işleminin parçası olduğu için artık bir menkul kıymet değildir, tıpkı bir zamanlar bir narenciye bahçesi yatırım planının parçası olduğu için bir golf sahası olmadığı gibi.
Yatırım sözleşmesinin süresinin dolduğu anlaşıldığında, token ticareti devam edebilir, ancak bu ticaret, tokenin köken hikayesi nedeniyle artık “menkul kıymet işlemleri” değildir.”
Özetle kripto para düşmanlığından beslenip Howey testinin çarpıtıldığı, işlerin çıkmaza sokulduğu, insanların mağdur edildiği bir SEC yaklaşımı yerine yeni dönemde artık yapıcı, pozitif duruş sergileyen bir yaklaşım benimsenecek.




