Amerikan teknoloji ekosisteminin önde gelen ismi ve Y Combinator kurucu ortaklarından Paul Graham, Demokrat Parti’nin Massachusetts senatörü Elizabeth Warren’a yönelmesinin partide yeni bir ayrışmayı tetikleyebileceğini belirtti. Graham, Warren’ın kripto paralara karşı sergilediği olumsuz tutumun, özellikle inovasyon ve girişimcilik ortamında Demokratların konumunu zedelediğini vurguladı.
Parti içinde Warren etkisi
Axios tarafından aktarılan son rapora göre, Demokratlar içinde bazı önde gelen isimler, ilerici kanadın sembolü olarak görülen Elizabeth Warren’ın desteğini kazanmak için yoğun çaba harcıyor. Warren’ın, Kentucky Valisi Andy Beshear ile kapalı bir görüşme yaptığı ve Kaliforniya Valisi Gavin Newsom ile düzenli olarak iletişim kurduğu ifade edildi. Parti içinde, özellikle 2028 başkanlık yarışında iddialı olacak isimler açısından Warren’ın ağırlığı önemli görülüyor.
Ancak teknoloji dünyasındaki yöneticiler ve daha ılımlı Demokratlar, Warren’ın yükselen siyasî etkisinin parti açısından riskli olduğunu düşünüyor. Bu durumun, özellikle teknoloji sektörüyle parti arasındaki gerilimi artırabileceği kaydediliyor.
Kripto politikasında kırılma
Paul Graham, Warren’ın ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) başkan olarak Gary Gensler’ı önermesinin de partinin teknolojiyle ilişkisini zora soktuğunu savundu. Gensler’ın liderliğindeki SEC, özellikle kripto para şirketlerini hedef alarak tartışmalı bir düzenleme sürecine imza atmıştı.
“Geçmişte yaşananlar Demokratlar için büyük bir kayıptı. Elizabeth Warren’ın yaptığı atamalar, Silicon Valley ile olan bağı zayıflattı ve birçok girişimciyi Cumhuriyetçilere yönlendirdi.”
Bir dönem çoğunlukla Demokrat adayları destekleyen teknoloji sektöründe, şimdi sert bir muhafazakâr kamp oluştuğu, bu grubun Cumhuriyetçi kampanyalara milyonlarca dolar aktardığı belirtiliyor. Graham, Warren’ın kriptoya dair politikasını açıkça “kendi kalesine gol” olarak tanımlıyor.
Warren’ın kriptoya yaklaşımı
Elizabeth Warren, 2024 seçim kampanyasında da net biçimde kripto paralara karşı olduğunu duyurmuştu. Sloganlarında “kripto karşıtı bir ordu” inşa edeceği vaadini kullanmış, bu alandaki düzenlemeleri sıkılaştırmaya odaklanan bir çizgi izlemişti.
Senatör Warren; cüzdan sağlayıcıları, madenciler ve doğrulayıcıları kapsayan ve Banka Gizlilik Yasası sorumluluğunu kripto alanına taşımayı hedefleyen iki partili bir yasa tasarısının öncüsü olmuştu. Ayrıca, ABD Kongresi’nde dijital varlıkların çeşitli suçlarla ilişkilendirilmesine sıkça vurgu yaptı ve spot Bitcoin ETF’lerinin onayına da net biçimde karşı çıktı.
Mini sözlük: Spot Bitcoin ETF, yatırımcıların doğrudan Bitcoin’e sahip olmadan borsada Bitcoin fiyatına endeksli menkul kıymetler alıp satmasını sağlayan finansal üründür. ABD’de bu ürünlerin onayı kripto piyasası için önemli bir dönüm noktası olarak görülmektedir.
Teknoloji ve siyaset gerilimi
Eskiden beridir Demokratları destekleyen pek çok Silikon Vadisi lideri, son yıllarda parti çizgisine mesafe koymaya başladı. Kripto paralara yönelik sıkı düzenleme ve sert retoriğin, bu gruptaki desteğin azalmasında belirleyici olduğu ifade ediliyor. Yapılan analizler, bu kopuşun teknoloji girişimcilerinin Cumhuriyetçilere kaymasına yol açtığını gösteriyor.
“Warren’ın kriptoya yönelik savaşının Demokratlar’a hiçbir şey kazandırmadığı, aksine çok güçlü bir destekçi grubu kaybettirdiği düşünülüyor.”




