ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret ve ekonomi politikalarının küresel finans piyasalarında yarattığı belirsizliğe rağmen, kripto para ve blokzincir odaklı şirketlere yönelik yatırım iştahı yılın ilk haftalarında güçlü seyrini koruyor. Ocak ayının üçüncü haftasında yalnızca bir haftalık süreçte 14 farklı kripto girişimi toplam 362 milyon dolarlık yatırım alırken, yıl başından bu yana sektöre giren toplam sermaye 1 milyar dolar eşiğini aşmış durumda. DeFiLlama verileri, dalgalı piyasa koşullarına rağmen girişim sermayesinin kripto alanından tamamen çekilmediğini gösteriyor.
Erken Aşama Yatırımcılar Piyasayı Dikkate Almıyor
Trump’ın ticaret tehditleri ve “Amerika’dan çıkış” söylemleri hisse senedi piyasalarında sert hareketlere yol açsa da, erken aşama girişimlere yatırım yapan fonlar kısa vadeli dalgalanmalara odaklanmıyor. Altius’un yöneticisi ve eski Amber Group girişim sermayesi ortağı Annabelle Huang’a göre, kamuya açık piyasalarda görülen satış baskısı, fon toplama tarafında aynı ölçüde hissedilmiyor. Bunun temel nedeni, girişim sermayesinin uzun vadeli büyüme potansiyeline odaklanması ve günlük fiyat hareketlerinden bağımsız kararlar alması.
Huang, bazı yatırımcıların mevcut jeopolitik gerilimleri fırsat olarak gördüğünü de vurguluyor. Savunma ve veri analitiği gibi alanlarda öne çıkan Palantir veya Anduril benzeri şirketlerin yükselişinden ilham alan fonlar, blokzincirin stratejik kullanım alanlarına yöneliyor. Ancak buna rağmen, küresel risklerin artmasının temkinli olunması gerektiğini de hatırlatıyor. Öte yandan, fonlama hacminin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 50’den fazla düşmüş olması, 2024’teki kripto rallisinin yarattığı yüksek beklentilerin şu an daha gerçekçi seviyelere indiğini gösteriyor.
Yatırımlar Nerelere Yoğunlaştı, Bankalar Neden İlgileniyor?
Haftanın en büyük işlemi, kripto saklama şirketi BitGo’nun 213 milyon dolarlık halka arzı oldu. Nasdaq verilerine göre bu işlem, haftanın açık ara en büyük sermaye hareketi olarak öne çıktı. Tokenizasyon alanında faaliyet gösteren Superstate ise Bain Capital Crypto ve Distributed Global liderliğinde 83 milyon dolarlık Seri B yatırımı aldı. Şirket, Ethereum tabanlı ve kısa vadeli ABD tahvillerini izleyen tokenleştirilmiş yatırım ürünleri geliştiriyor ve bu ürünler için ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) başvuruda bulunmuş durumda. Ayrıca Solana tabanlı tahmin piyasası Space’in 14 milyon dolarlık halka açık token satışı, yatırımcıların alternatif finans ve bahis platformlarına ilgisinin sürdüğünü gösterdi.
Bu tabloya paralel olarak geleneksel finans devleri de dijital varlıklara daha sıcak bakmaya başladı. İsviçre merkezli UBS’in, özel bankacılık müşterilerine Bitcoin ve Ether alım-satımı sunmayı planladığı yönündeki haberler dikkat çekti. Bloomberg’e göre banka, hizmeti önce İsviçre’de sınırlı bir müşteri grubuyla test etmeyi, ardından Asya-Pasifik ve ABD’ye yaymayı hedefliyor. Benzer şekilde, geçtiğimiz günlerde başka bir küresel bankanın da tokenize fon ürünleri için pilot projelere başladığına dair haberler, kripto ile geleneksel finans arasındaki sınırların giderek bulanıklaştığını ortaya koyuyor.
Sonuç olarak kripto sektörüne giren sermayenin hacmi geçmiş zirvelerin altında kalsa da, yatırımların niteliği daha seçici ve stratejik bir yapıya bürünüyor. Girişim sermayesinin uzun vadeli bakış açısı, kısa vadeli siyasi ve ekonomik şokların etkisini sınırlarken, büyük bankaların temkinli de olsa sektöre adım atması kriptonun ana akım finansla entegrasyonunu hızlandırabilir. Önümüzdeki dönemde regülasyonların yönü, bu sürecin hızını belirleyen en kritik unsur olacak.




