Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, kripto para borsalarının giderek daha fazla banka benzeri hizmetler sunduğunu ve bu hizmetlerin finansal korumalardan yoksun olduğunu ortaya koydu. Rapor, özellikle önde gelen platformlarda faiz getirisi sunan ürünlerin hızla yaygınlaşmasına vurgu yaptı.
Kripto borsaları sınırlarını genişletiyor
Başlangıçta sadece dijital varlık alım satımıyla faaliyet gösteren kripto borsaları, son dönemde fon sağlama, kredi verme ve birikime dayalı yüksek getiri ürünleriyle çoklu hizmet sunan yapılar haline geldi. BIS’in 38 sayfalık analizinde, bu gelişmenin geleneksel bankacılık işlemlerindeki aracı kurumların birleşmesiyle benzerlik gösterdiği aktarıldı.
Ancak uzmanlara göre, kripto ekosistemindeki “kazan” ve getiri temelli ürünler özellikle bireysel yatırımcılara cazip görünüyor. Buna rağmen bu ürünlerin işleyişinin mevduat hesabından ziyade, güvencesiz borç verme sistemine yakın olduğu belirtildi. Kullanıcıların kripto varlıklarının kontrolünü zaman zaman platformlara devrettiği kaydedildi; bu varlıklar ise borsalar tarafından kredi işlemi, piyasa yapıcılık ya da kendi işlemlerinde kullanılabiliyor.
BIS raporunda şu ifadeler kullanıldı: “Yüksek faizli birikim ürünü gibi sunulan bu yapılar, esasında gevşek şekilde denetlenen gölge bankalara verilen güvencesiz borç niteliği taşıyor.”
Geleneksel finansal koruma ve şeffaflık eksikliği
Borsaların kullanıcılara sağladığı bu ürünlerde, geleneksel bankacılık sistemlerinde bulunan teminat ve sigorta gibi finansal koruma mekanizmaları yer almıyor. Kullanıcıların platforma aktardığı dijital varlıklar, sonrasında nerede ve nasıl kullanıldıkları konusunda yeterli bilgiye sahip olmayabiliyorlar.
Bu durum, yatırımcıların borsanın iflas etmesi veya kayıp yaşaması halinde varlıklarını geri alamama riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açıyor. Raporda, bu ürünlerin çalışma şeklinin banka mevduat hesaplarına benzese de, aslında kullanıcılar için platform üzerinde güvencesiz bir talep ortaya çıkardığına dikkat çekildi.
“Müşteri açısından bakıldığında, bu ürünler aracıya yönelik güvencesiz bir hak doğuruyor; kayıp halinde platformun ödeme gücüne tamamen bağımlı kalınıyor,” değerlendirmesi yer aldı.
Piyasa çöküşlerinden alınan dersler
BIS, raporda Celsius Network ile FTX çöküşlerine de değindi. Her iki olay, yatırımcıların platformdaki zayıf yapıların ve denetimsizliklerin kurbanı olabildiğini gösterdi. Rapor, yalnızca yönetim hataları değil, aynı zamanda kaldıraç, şeffaflık eksikliği ve sigortasız mevduat benzeri vaatlerin sistemi zayıflattığını vurguladı.
Kripto piyasalarının hassas yapısı, 2025 Ekim’inde yaşanan ani düşüşte bir kez daha dikkat çekti. Türev piyasalarında yaşanan sert çöküş yaklaşık 19 milyar dolarlık zorunlu tasfiyeyi tetikledi. Rapor bu örneği vererek, sistemin ne kadar hızlı ve öngörülemez şekilde sarsılabildiğini ortaya koydu.
BIS, “Celsius ve FTX’te yaşananlar, sadece kötü yönetimden ibaret değildi; sistem yüksek kaldıraç, belirsizlik ve korumasız mevduat benzeri sözler üzerine kurulmuştu,” ifadelerine de dikkat çekti.
Mevcut düzenlemelerin yeterli olmadığını belirten rapor yazarları, kripto sektöründe kullanıcı korumasının artırılması gerektiğini düşündüklerini ifade etti. Bu tür platformlardan getirisi yüksek vaatlerle sunulan ürünlerde, kullanıcıların ekstra dikkatli olması uyarısında bulunuldu.




