ABD Merkez Bankası (Fed), 31 Ekim’de bankacılık sistemine 29.4 milyar dolarlık nakit enjekte etti. 2020 pandemi döneminden bu yana yapılan en büyük repo işlemi olan bu hamle kısa vadeli fonlama piyasalarındaki sıkışıklığı hafifletmek ve bankalara nefes aldırmak amacıyla gerçekleştirildi. Piyasalar bu gelişmeyi riskli varlıkları için destekleyici bir sinyal olarak yorumladı. Ancak uzmanlar bunun yeni bir parasal genişleme hamlesi, geçici bir likidite ayarlaması olduğunun altını çiziyor.
Fed’in Repo Operasyonu ve Likidite Sıkışıklığının Kaynağı
Fed’in likidite enjeksiyonu Standing Repo Facility kısaca SRF adlı kalıcı repo aracı üzerinden yapıldı. Repo, bir tarafın elindeki nakdi kısa vadeli getiri karşılığında borç vermesi, diğer tarafın ise hazine tahvili gibi teminat göstererek nakit borçlanması prensibine dayanıyor. Bu işlemde nakit akışı bankalar arası rezerv dengesini doğrudan etkiliyor. Borç veren bankanın rezervi azalırken, borçlanan bankanınki artıyor. Rezervler belirli bir seviyenin altına indiğinde sistem genelinde nakit sıkışıklığı baş gösteriyor ve gecelik faiz oranları hızla yükseliyor.
Son dönemde repo faizlerindeki artış bankaların ellerindeki nakdin azalmasından kaynaklandı. Bunun iki temel nedeni bulunuyor. İlk neden Fed’in bilanço daraltma süreci (quantitative tightening) kapsamında sistemden likidite çekmesi ve Hazine Bakanlığı’nın kendi hesaplarını güçlendirmek amacıyla Fed nezdindeki nakit rezervlerini artırması. Her iki gelişme de piyasadaki serbest nakit miktarını düşürdü ve rezervlerin 2.8 trilyon dolar seviyesine gerilemesine yol açtı. Fed’in müdahalesi repo faizlerinin kontrolsüz şekilde yükselmesini önlemek için zorunlu hale geldi.
Fed’in Hamlesi Bitcoin ve Riskli Varlıkları İçin Ne Anlama Geliyor?
Fed’in 29 milyar dolarlık repo operasyonu kısa vadeli faizlerin gevşemesine ve bankaların likiditeye erişiminin kolaylaşmasına yardımcı oldu. Bu da finansal sistemde olası bir likidite krizinin önüne geçilmesini sağlarken, dolaylı olarak Bitcoin
$91,343.90 gibi riskli varlıklara da destek sunuyor. Çünkü rezervlerdeki artış piyasalardaki risk iştahını artırma eğiliminde. Ancak bu müdahale klasik anlamda parasal genişleme (QE) sayılmıyor. Zira Fed burada doğrudan varlık alımı yapmadı, sadece geçici olarak teminat karşılığı nakit sağladı.
Analist Andy Constan X hesabından konuyla ilgili olarak yaptığı paylaşımda sistem genelinde ciddi bir rezerv sıkıntısı oluşmadığı sürece Fed’in daha agresif adımlar atmasının gerekmeyeceğini belirtti. Constan’a göre yaşanan durum geçici bir dengesizlikten ibaret. Analist “Biraz kredi stresi ve Hazine’nin nakit pozisyonu kaynaklı sıkışma söz konusu. Zamanla kendiliğinden dengeye oturacaktır” dedi. Ancak eğer sorun büyürse SRF’nin hacminin hızla artabileceği ve faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalabileceğini ekledi.




