ABD’nin finansal piyasalarını denetleyen Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) Başkanı Michael Selig, Mayıs 2026’daki bir röportajında, hükümetin vatandaşların kripto paralarına el koymasının hem mümkün olmadığını hem de böyle bir adımın atılmaması gerektiğini belirtti. Selig’in açıklamalarında, dijital varlıkların bireysel mülkiyet hakkı kapsamında korunmasının artık öncelikli hale geldiği vurgulandı.
Regülasyonlarda Yeni Dönem
Selig’in gündeme taşıdığı en önemli başlıklardan biri, Amerikan yönetiminin kripto piyasasını düzenlemeye dönük yeni yasal çerçevesi oldu. Özellikle istikrarlı paraları (stablecoin) düzenleyen Genius Act yasalaşırken, daha kapsamlı piyasa yapısını hedefleyen Clarity Act henüz kongre sürecini sürdürüyor. Bu iki yasanın, kripto kullanıcıları ve geliştiricileri için güvence sağlaması amaçlanıyor.
Başkan Selig, geçmişte kripto odaklı girişimlerin bankacılık sisteminden dışlanmasına yol açan “Operation Choke Point 3.0” benzeri uygulamaların tekrarının yeni mevzuatlarla önleneceğinin altını çizdi.
CFTC, 2017’den beri Bitcoin vadeli işlemlerini düzenliyor. Selig’in son açıklamalarına göre, ajans Bitcoin, Ether, Solana ve Zcash’i “dijital emtia” olarak tanımlıyor. Bunlar dışında kalan dijital varlıklar ise stabil paralar, NFT’ler, dijital menkul kıymetler ve dijital araçlar başlıklarında sınıflandırılıyor.
CFTC Başkanı Michael Selig, “Kriptonun ABD’de tamamen yasaklanma şansı artık yok denecek kadar az,” dedi ve bu sürecin temelinde yeni yasal düzenlemelerin olduğunu vurguladı.
Selig’e göre, net ve uygulanabilir yasal çerçevenin sağlanması, hükümetin ileride düşmanca politikalara yönelmesinin önündeki en güçlü engel konumunda.
| Dijital Varlık | CFTC Sınıflandırması |
|---|---|
| Bitcoin, Ether, Solana, Zcash | Dijital emtia |
| Stablecoin’ler, NFT’ler, Dijital menkul kıymetler | Diğer dijital varlıklar |
Self-Custody ve Mülkiyet Hakkı Vurgusu
Selig’in mesajlarında öne çıkan bir diğer konu, ‘self-custody’ yani kullanıcıların kripto varlıklarını kendi cüzdanlarında saklama hakkı oldu. Selig, gerçek bir dijital varlık sahipliğinin, kullanıcıların özel anahtarları bizzat koruması ile mümkün olduğunu savundu.
Mini sözlük: Self-custody, kripto paraların veya dijital varlıkların üçüncü bir taraf yerine (örneğin borsa veya saklama hizmeti), doğrudan kullanıcının kendi cüzdanında ve kendi kontrolünde tutulması anlamına gelir. Böylece, varlıkların sahibi her koşulda doğrudan kullanıcı olur.
ABD yönetimi, bu hakkı tanımak adına ‘self-custodial’ cüzdan sağlayıcıları için özel izin mektupları yayınladı. Selig, dijital varlıkların da tıpkı klasik mülk gibi temel Amerikan ilkeleriyle uyumlu olduğunu savunarak, devletin bireylerin sahiplik ve erişim hakkına saygı göstermesi gerektiğini belirtti.
Selig ayrıca, Amerika’nın hâlihazırda dijital finans alanında küresel lider olduğunu öne sürdü, ancak bu pozisyonun korunabilmesi için regülasyonların net ve kapsamlı şekilde belirlenmesi gerektiğini söyledi. Clarity Act ve Genius Act’in bu hedefi gerçekleştirmek üzere hazırlandığı ifade edildi.
Kamu Katılımı Ön Planda
Yönetim, gelecekteki düzenlemelerin şekillenmesi için yalnızca büyük şirketleri değil, sıradan kullanıcıları da sürece dahil etmeyi planlıyor. Selig, kamuya açık görüş alma süreçlerinin ve çalışma gruplarının da bu amaçla başlatıldığını açıkladı.
Uzun vadede hedef, Amerika Birleşik Devletleri’nin dijital finansta küresel rekabet gücünü koruması ve kripto kullanıcılarının mülkiyet haklarının yasal güvenceye kavuşması olarak öne çıkıyor.




