Bitcoin
$91,923.69’e ilham veren hatta daha ötesinde temellerini atan bu yüzden Nakamoto olduğu iddia edilen biri var. Çoğunuz onu tanıyorsunuz o 61 yaşındaki bilgisayar mühendisi Nick Szabo ve bugün hem geçmişe hem bugüne dair önemli şeyler söyledi. Bit Gold makalesinin arkasındaki isim ne söylüyor?
Nick Szabo
(Eğer Szabo ve Bitcoin’in temelleri hakkında detayları merak etmiyorsanız direkt olarak ikinci bölüme geçebilirsiniz.)
Henüz Bitcoin ortaya çıkmadan önce Bit Altın fikrini ortaya atan Nick Szabo matematiksel işlemlerin bilgi işlem gücüyle çözülmesinin sonucu olarak elde edilecek zaman damgalı Bit’ler mümkün demişti. Bunu 2000’lerin başında yazdığında zaman damgalı bu dijital altınların kıt ve güvenli bir varlık sınıfı doğurabileceğine inanıyordu.
Nitekim sonrasında Satoshi Nakamoto çıktı ve Bitcoin’i ortaya çıkardı. Bit Gold onun temelini oluşturduğu için Nakamoto’nun gerçek kimliğini araştıranlar için en şüpheli isimlerin başında Szabo geliyordu.
“Bit gold, örneğin dizinin uzunluğu gibi basit bir işleve dayalı olarak fungible olmayacaktır. Bunun yerine, fungible birimler oluşturmak için satıcılar, farklı değerli bit gold parçalarını yaklaşık olarak eşit değerdeki daha büyük birimlere birleştirmek zorunda kalacaklar. Bu, emtia piyasalarını mümkün kılmak için bugün birçok emtia satıcısının yaptığı şeye benzer [çok çeşitli niteliklere sahip emtiaları bir avuç standart sınıfa birleştirmek].” – Bit Gold Markets Makalesinden
Bit Gold Markets makalesi 2008 ve Bit Gold Makalesi 2005 yılı 29 Aralık tarihinde yayınlanmıştı. Yukarıdaki alıntı ilk makalenin devamı niteliğindeydi. 2005 yılında yani Bitcoin doğmadan yıllar önce Szabo Bit Gold makalesinin girişinde şunları yazmıştı;
“Uzun zaman önce bit gold fikrini buldum. Sorun, kısaca, paramızın değerinin şu anda üçüncü bir tarafa duyulan güvene bağlı olmasıdır. 20. yüzyıldaki birçok enflasyonist ve hiperenflasyonist dönemlerin gösterdiği gibi, bu ideal bir durum değildir. Benzer şekilde, özel banka senetlerinin ihracı, çeşitli avantajları ve dezavantajları olsa da, benzer şekilde güvenilir bir üçüncü tarafa bağlıydı.
Değerli metaller ve koleksiyon parçaları, üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle sahteciliğe karşı dayanıklı bir kıtlığa sahiptir. Bu, bir zamanlar, değeri büyük ölçüde güvenilir üçüncü taraflardan bağımsız olan para birimi sağlamaktaydı. Ancak değerli metallerin de sorunları vardır. Sıradan işlemler için metalleri tekrar tekrar test etmek çok maliyetlidir. Bu nedenle, güvenilir bir üçüncü taraf (genellikle madeni paraları ödeme olarak kabul eden vergi tahsildarı ile ilişkili) standart miktarda metali madeni paraya damgalamak için devreye girmiştir. Büyük miktarda metalin taşınması oldukça güvensiz bir iş olabilir. İngilizler, I. Dünya Savaşı sırasında altın standardını desteklemek için altınları U-botların istila ettiği Atlantik’ten Kanada’ya taşırken bunu fark etmişlerdir. Daha da kötüsü, metal ile çevrimiçi ödeme yapamazsınız.”

Çağının ötesinde birinin ellerinden çıkmış bu makale dijital madencilik ve dijital paranın temelini oluşturan şeylerden. İş kanıtı, dağıtılmış defter teknolojisi gibi şeyleri birleştirip fikir olarak oluşturduğu şey Nakamoto’nun başlattığı Bitcoin’in en ilkel haliydi. Hal Finney, RPOW (Yeniden Kullanılabilir İş Kanıtları) adlı bir bit gold varyantı geliştirmişti ve evet onun da Nakamoto olduğunu iddia edenler var. Belki de Nakamoto aynı hedefe koşan bu birkaç bilim insanının toplamını temsil eden bir karakter ve aslında tek bir kişi değil. Kulağa en mantıklı gelen şey bu.
Szabo: Başa Çıkamayacaksınız
Bitcoin’in temelini atan isimlerden birinin bugünkü durum hakkında ne söylediği önemlidir. Bitcoin’i inşa edenler mülkiyet hakkında devlet müdahalesinin reddine ve toplumsal etkileşim mekanizması olarak rekabete dayalı serbest piyasaya inanır.
Bitcoin Genesis bloğunda “Şansölye Bankalar için İkinci Kurtarma Planının Eşiğinde” manşeti biraz da bu yüzden vardı.
Devletler para basar, gerekirse el koyar gerekirse daha fazla basar istediklerini kurtarır, vergi toplar ve vatandaşların mülkiyetleri üzerinde sorgulanamaz yetkilere sahiptir. Bir önceki haberde Uluslararası Kripto Veri Paylaşımı Koalisyonu için 2027 yılı yürürlük tarihine geri sayımdan bahsetmiştik. Ve bu geçmişten bugüne baktığımızda oldukça ironik.
Szabo bugün şunları yazdı;
“Anarcho-capitalism yenilikçiliği teşvik edebilen harika bir soyut idealdir. Kripto para biriminin icadına ilham vermemde bana yardımcı oldu.
Ancak gerçek dünyadaki kripto para birimleri güvenilmez değildir; güveni en aza indirgemektedir. Her kripto para biriminin, hükümetlerin ve/veya özel kuruluşların faaliyetlerini engellemek için yasaları pratik olarak kullanabileceği yolları temsil eden yasal bir saldırı yüzeyi vardır. Bitcoin gibi güveni en aza indirgemiş iyi bir kripto para biriminin 1. katmanı, merkezi teknolojilerin yapabileceğinden veya yapabileceğinden çok daha fazla müdahaleye dayanabilir, ancak bu teknolojinin yine de sınırları vardır.” – Szabo
Örneğin USDT bakiyelerine el konulabiliyor ancak Bitcoin varlıklarına eğer küresel çapta devlet otoritelerinin kontrolünün olduğu cüzdanlara giriş olmadıysa el konulamıyor. Bu yüzden son yıllarda KYC-AML politikaları küresel zorunluluğa döndü ve neredeyse tüm devletler FAFT’nin gazabına uğramamak için buna uyum sağlıyor. Konu uzuyor ancak burada biraz OFAC uyumlu Ethereum
$3,127.97 doğrulayıcılarıyla ilgili birkaç yıl önce alevlenen tartışmalar da kafanızın bir kenarında film gibi oynamalı.
“Finansal hukuktan kaynaklanan saldırı türleri, güveni en aza indiren (güvensiz olmayan) teknoloji ile, bunu güveni en aza indiren bir para biçimi olarak korumak için motive olan geliştiricilerin özenli dikkatini gerektiren ve finansal hukukta uzmanlaşmış kripto para birimi endüstrisi avukatlarından oluşan büyük bir ordunun birleşimi sayesinde büyük ölçüde yönetilebilir olduğu kanıtlanmıştır.
Keyfi verilerden kaynaklanan yasal saldırı yüzeyi çok daha geniş ve çok daha az öngörülebilirdir. Kripto endüstrisi bununla başa çıkacak yasal uzmanlığa sahip değildir.” – Szabo
Nitekim Tornado geliştiricisinin açık kaynak projesi nedeniyle aldığı ceza. Biden döneminde ABD’nin kripto paralara karşı verdiği hukuki savaş, ABD’nin DeFi front-end’lerine kimlik doğrulama fikrinin ortaya atabilecek kadar saçmalayabilmesi gibi örnekler Szabo’yu haklı çıkarıyor. Daha ötesinde Bitcoin ağına bugün veya gelecekte eklenecek keyfi veri alanları onun yasal müdahalelere daha açık hale gelmesini sağlayabilir. Ve bu %51 saldırısından daha tehlikeli bir durum.
“Bitcoin’in veya diğer herhangi bir kripto para biriminin veya blockchain protokolünün, herhangi bir yasal alanda herhangi bir tür hükümet saldırısına dayanabilecek sihirli bir anarşist-kapitalist İsviçre çakısı olduğunu düşünmek deliliktir.” – Szabo
Belki de ihtiyaç duyulan şey Bitcoin Core geliştiricileri gibi gönüllü ve dünyanın her yerinden hukukçuların Bitcoin’in hukuki zemini için çaba harcadığını görmektir. Mühendisler harika şekilde çalışan bir merkeziyetsiz ağ ve para inşa etti. Ancak sosyologların, hukukçuların, siyasetçilerin de bunun yasal meşruluğunu inşa etmesi gerekiyor.
Bugün herhangi bir borsadaki Bitcoin’lerinize el konulabilir. Eğer bunu fiziksel olarak tutuyorsanız kolluk kuvvetleri buna el koyabilir. Eğer cihazınızdaysa siber saldırganlar veya istihbarat teşkilatları buna el koyabilir. Ülkenizde Bitcoin yasaklanabilir. Bitcoin ile alışverişin yasaklandığı çok fazla ülke var. Bitcoin ile tüm ödemelerin yasaklandığı ülkeler var ve bunu yaptığınız ortaya çıkarsa başınız belaya giriyor. Nakamoto ve tabi bunun temelini atan Szabo gibi isimler muhtemelen kripto para ödemelerinin küresel yayılımını hayal ederken böyle bir senaryo öngörmüyordu. Ancak sorun tam olarak burada. İnsanların neredeyse hiçbirinin anarko-kapitalist ideallerle kripto paralara yaklaşmadığı bir dünyadayız. Yıllardır bu konularda hep ifade ettiğim gibi insanlar paranın veya takas sisteminin kökleriyle ilgili düşünmüyor. Bugünün milyonlarca kripto para yatırımcısı sadece spekülatif kazançlar elde edebileceği bir seçenek olarak bu alana ilgi duyuyor.
Vince Quill tam da bundan bahsederek Szabo’nun paylaşımına şunları yazdı;
“İnsanlara bunun söylenmesi gerektiği gerçeği, ne yazık ki Bitcoin topluluğundaki insanların kalitesinde büyük bir eksiklik olduğunu gösteriyor.
Sadece bir aptal, merkezi olmayan bir para protokolünde keyfi verilere izin vermenin/davet etmenin/teşvik etmenin büyük bir saldırı yüzeyi olduğunu göremez.”




