Altın fiyatları, artan jeopolitik riskler ve teknik göstergelerdeki güçlü görünümün etkisiyle yükseliş eğilimini sürdürerek kritik seviyelerin üzerine çıktı. Şubat boyunca oluşan yükseliş momentumu, kısa vadeli grafiklerde simetrik üçgen formasyonunun yukarı yönlü kırılmasıyla güç kazandı. Güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte yatırımcılar kısa vadeli fiyat beklentilerini yeniden değerlendirmeye başladı. Ons altın fiyatı 5.200–5.240 dolar aralığındaki konsolidasyon bölgesini aşarak 5.300 dolar psikolojik sınırına yaklaştı.
Teknik Kırılma Yükseliş Eğilimini Güçlendirdi
Teknik görünüm, fiyatın daha yüksek zirveler ve daha yüksek dipler oluşturarak yükselen kanal yapısını koruduğunu gösteriyor. RSI göstergesi aşırı alım bölgesine ulaşmadan yüksek seviyelerde kalırken, hareketli ortalamaların yukarı yönlü hizalanması yükseliş trendini destekledi. Teknik analist Captain Faibik, formasyon kırılımının mevcut trendin devamına işaret ettiğini belirterek fiyatın ölçülü hareket hedeflerinin 5.360 ve 5.400 dolar seviyelerine uzanabileceğini ifade etti.
Yukarı yönlü kırılımın, mevcut yükseliş trendinin devam ettiğini doğruladığı ve fiyatın kademeli hedeflere ilerleyebileceği değerlendirildi.
Teknik açıdan 5.300 ve 5.400 dolar seviyeleri direnç olarak öne çıkarken, 5.240 ve 5.200 dolar aralığı ilk destek bölgesi konumunda bulunuyor. Fiyatın kırılım seviyesinin üzerinde kalması, kısa vadeli teknik görünümün pozitif kalmasına neden oluyor.
Cenevre Görüşmelerinden Sonuç Çıkmaması Risk Algısını Artırdı
Altın fiyatlarındaki yükselişte jeopolitik gelişmeler önemli rol oynadı. ABD ile İran arasında Cenevre’de gerçekleştirilen dolaylı nükleer görüşmeler somut bir anlaşma olmadan sona erdi. Bölgedeki askeri hareketlilik ve artan güvenlik endişeleri piyasalarda risk algısını yükseltti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi görüşmelerin ciddi ve kapsamlı geçtiğini belirterek teknik müzakerelerin Viyana’da devam edeceğini açıkladı.
Görüşmelerin şimdiye kadarki en ciddi ve uzun temaslar olduğu, teknik düzeyde müzakerelerin sürdürüleceği bildirildi.
Ancak piyasa katılımcıları ilerleme sağlanamamasını fiyatlamaya devam etti. Artan belirsizlik ortamı güvenli liman talebini desteklerken, altın fiyatına jeopolitik risk primi eklendiği gözlendi.
Makroekonomik Faktörler ve Güvenli Liman Talebi Öne Çıkıyor
Jeopolitik gelişmelere ek olarak küresel makroekonomik koşullar da altın fiyatlarını destekledi. ABD’de uygulamaya alınan yeni ticaret tarifeleri ve hukuki tartışmalar piyasalardaki belirsizliği artırırken, ABD tahvil getirilerinin yüzde 4 seviyesinin altına gerilemesi ve doların zayıflaması değerli metal için olumlu bir zemin oluşturdu. Doların zayıf seyri, getirisi olmayan varlıkların elde tutulma maliyetini düşürerek altına olan talebi artırdı.
Merkez bankalarının devam eden altın alımları ve ETF girişlerinin güçlü kalması da fiyatları destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Altının üst üste yedinci aylık yükselişine doğru ilerlemesi, uzun vadeli talep dinamiklerinin korunmaya devam ettiğine işaret ediyor.
Kısa vadede fiyatın 5.300 dolar üzerinde kalıcı olması yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyebilir. Buna karşılık 5.200 dolar altına olası geri çekilmeler, trend dönüşünden ziyade konsolidasyon süreci olarak değerlendiriliyor. Yaklaşan ABD enflasyon verileri ve üretici fiyat endeksi açıklamalarının oynaklığı artırabileceği belirtiliyor.




