S&P 500 endeksi, Salı günü ulaştığı 7.428,97 puanlık yeni rekorun ardından 7.350 seviyesine çekildi. Endeksteki bu düşüşte, beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verileri, yükselen petrol fiyatları ve Orta Doğu’daki çatışmaların yeniden gündeme gelmesi önemli rol oynadı. Son aylarda üst üste yeni zirvelere ulaşan ABD borsalarında bu gelişmelerle birlikte bir mola verilmiş oldu.
Petrol ve enflasyon baskısı yükseldi
Salı sabahı işlemlerinde S&P 500 yaklaşık yüzde 0,8, Nasdaq Composite ise yüzde 1’e yakın değer kaybetti. Dow Jones endeksi de pozitif açılışın ardından geriledi. Özellikle teknoloji ve yarı iletken sektörlerindeki kayıplar dikkat çekti.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş yatırımcıların enflasyon endişelerini artırdı. Brent petrol varil başına 108 dolara yaklaşarak, ABD ile İran arasındaki hassas ateşkesin Hürmüz Boğazı’ndaki tanker hareketlerini sekteye uğratması sonucu küresel arzın olumsuz etkilendiği bir döneme işaret etti.
Enerji piyasasında devam eden belirsizlik, taze ekonomik verilerle birleşince ABD’de tüketici fiyatlarının Nisan ayında beklenenden daha yüksek açıklanmasına yol açtı. Bu tablo, yıl içerisinde ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimine yönelik beklentileri zora soktu.
Teknoloji hisselerinde sert satışlar
Büyüme odaklı hisseler yaşanan gelişmelerden en sert şekilde etkilendi. 2026’nın ilk aylarında piyasanın yükselişine öncülük eden yapay zekâ (AI) ve yarı iletken şirketleri, ani kâr satışlarıyla karşılaştı. Intel hisseleri yılın başındaki hızlı çıkışın ardından %5 gerilerken, Micron Technology’de %4 kayıp yaşandı. CoreWeave ise yatırımcıların yüksek değerlemeli AI şirketlerinden çıkış yapmasıyla %8 düştü.
Asya piyasalarında da benzer dalgalanmalar görüldü. Güney Kore’nin Kospi endeksi, AI odaklı kârların düzenleyiciler tarafından hedef alınabileceği endişesiyle rekor seviyeden %2,3 aşağı indi.
Piyasadaki bu zayıflama ortamına rağmen bazı stratejistler S&P 500’e dair beklentilerini yükseltiyor. Piyasa analisti Ed Yardeni, güçlü kurumsal kârlar ve gelir beklentilerindeki iyileşmeyi gerekçe göstererek 2026 yılı sonu için S&P 500 hedefini 7.700’den 8.250 puana çekti. Yardeni, aynı zamanda 2029’da endeksin 10.000 puani aşabileceğini ama yüksek değerlemeler, jeopolitik riskler ve enflasyon tehlikesine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Ed Yardeni, güçlü şirket bilançoları ve yapay zekâ harcamalarının, makroekonomik belirsizliğe rağmen borsanın yükselişini sürdürebileceğini savundu.
Michael Burry’den yeni balon uyarısı
2008 konut krizi öncesi uyarılarıyla bilinen yatırımcı Michael Burry, mevcut piyasa koşulları hakkında dikkat çekici bir değerlendirme paylaştı. Burry, Nasdaq 100 endeksindeki hareketliliğin dot-com balonunun son dönemine benzediğini öne sürdü. Özellikle Philadelphia Yarı İletken Endeksinin Mart sonundan bu yana %70 oranında yükseldiğine dikkat çekti ve teknoloji hisselerinin değerlemelerini sürdürülemez bulduğunu aktardı.
Burry’ye göre, Wall Street, yapay zekâ şirketlerinin kâr artışlarını olduğundan yüzde 50’den fazla yüksek göstermiş olabilir. Mevcut piyasayı ise “kazadan dakikalar önceki kaza sahnesine” benzetti.
Michael Burry, rallilerin tahmin edilenden daha uzun sürebileceğine dikkat çekerek yatırımcıların teknoloji hisselerindeki ağırlıklarını azaltmasını ve eldeki kârı korumalarını tavsiye etti.
Piyasa verileri, yükselişlerin giderek dar bir hisse grubunda yoğunlaştığını gösteriyor. Sundial Capital Research, S&P 500’ün tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştığı böyle dönemlerde endeks üyelerinin çok küçük bir bölümünün 52 haftanın en düşük seviyelerine yakın seyrettiğinin dördüncü kez gözlendiğini belirtti.
Sonuç olarak, Wall Street’in önünde karmaşık bir süreç olduğu görülüyor. Bir yanda güçlü şirket kârları ve AI sektörüne yönelik ilgi piyasayı desteklerken, öte yanda yükselen enerji maliyetleri, kalıcı enflasyon baskısı ve küresel gerilimler yukarı yönlü hareketin önünde engel oluşturuyor.




