Ripple, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun kripto varlıklara yönelik önerdiği yeni düzenlemeye destek verdiğini açıkladı. Şirket, ABD’de yıllardır süren belirsizliğin ve yaptırım odaklı yaklaşımın kripto sektöründeki yeniliği ülke dışına ittiği görüşünü yineledi.
Ripple’dan net kural çağrısı
Blockchain şirketi Ripple, 20 Ekim’de SEC’e sunduğu yorum mektubunda düzenleme teklifinin ilerletilmesini istedi. Şirket, kripto piyasasında şirketlerin ve projelerin hangi kurallara tabi olduğunun daha açık hale gelmesi gerektiğini savundu. Ripple, özellikle varlık bazında ve dosya bazında yürütülen yaptırım çizgisinin sektör için kalıcı bir çözüm üretmediğini belirtti.
Ripple’ın hukuk işlerinden sorumlu yöneticisi Stuart Alderoty, gelişmeyi X üzerinden duyurdu. Alderoty, SEC’in bu düzenlemeyi hayata geçirmek için gerekli hukuki yetkiye zaten sahip olduğunu söyledi.
Stuart Alderoty, SEC’in öneriyi uygulama yetkisinin açık olduğunu belirterek Ripple’ın bu düzenleme teklifini desteklediğini kaydetti.
Öneride iki muafiyet yer alıyor
SEC ağustosta açıkladığı teklifte, menkul kıymet kayıt kurallarına iki ayrı muafiyet getirilmesini gündeme aldı. Buna göre belirli koşulları karşılayan kripto projeleri, dört yıllık dönem boyunca 5 milyon dolara kadar fon toplayabilecek. İkinci muafiyet ise yılda 75 milyon dolara kadar kaynak toplanmasına imkan verecek.
Teklif ayrıca, artık yatırım sözleşmesi niteliği taşımayan dijital varlıklar için koşullu bir güvenli liman çerçevesi oluşturuyor. Bu yaklaşım, bir kripto varlığın ilk satış biçimi ile varlığın sonraki hukuki statüsü arasında ayrım yapılabileceği görüşüne dayanıyor.
Mini sözlük: Howey testi, ABD’de bir işlemin menkul kıymet sayılıp sayılmayacağını değerlendirmek için kullanılan hukuki ölçüttür. Temel olarak, bir yatırımın ortak bir girişimde kar beklentisiyle ve başkalarının çabasına dayanarak yapılıp yapılmadığına bakılır.
Howey vurgusu ve merkezsizleşme eleştirisi
Ripple’ın mektubundaki temel başlıklardan biri, kripto varlığın kendisi ile bu varlığın satıldığı yatırım sözleşmesinin birbirinden ayrılması gerektiği oldu. Şirket, bir dijital varlığın her koşulda ve süresiz biçimde menkul kıymet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Alderoty, düzenleme teklifinin ABD Yüksek Mahkemesi’nin tarihi Howey kararında ortaya konan çerçeveyle uyumlu olduğunu ifade etti. Bu yaklaşıma göre belirleyici unsur, varlığın tek başına niteliğinden çok ihraççı tarafından satış sırasında verilen taahhütler oluyor. Bu taahhütler ortadan kalktığında bazı yükümlülüklerin de sona erebileceği değerlendiriliyor.
Ripple, bir kripto varlığın hukuki durumunun ömür boyu aynı kalmak zorunda olmadığını, asıl değerlendirmenin satışın yatırım sözleşmesi kapsamında nasıl yapıldığına bağlı olması gerektiğini savundu.
Şirketin sert biçimde karşı çıktığı bir başka nokta ise merkezsizleşmenin, bir kripto varlığın menkul kıymet sayılıp sayılmayacağını belirleyen ana ölçüt haline getirilmesi oldu. Ripple, bu yaklaşımın tek başına yeterli ve tutarlı bir hukuki zemin sunmadığını düşünüyor.





USDT
AAPL