Bitcoin Neden Yaşayan Bir Organizmadır? Yaşamın Kanıtı!

Bitcoin ve kripto paralara bakışınızı kesinlikle değiştirecek bir yazı, Bitcoin neden canlıdır?
17:20
26 Eylül 2022
Okuma Süresi: 9 Dakika

Hayatın tanımı hem bilim adamları hem de filozoflar için bir mücadele alanı olmuştur. Ortaya birçok tanım atıldı. Bugüne kadar çok fazla tanım üretilse de canlıyı cansızdan kesin olarak ayıran şey belirsizliğini koruyor. Mesela, virüsler canlı mı? DNA molekülleri? Bilgisayar virüsleri? Biyolojik olarak üretilen mineraller?

Merkle ağacının ve kriptografik hash’in mucidi Ralph Merkle, Bitcoin’in yeni bir yaşam biçiminin ilk örneği olduğu iddiasını ortaya attı. Bugün ortaya atılan bu iddiayı ele alıp daha derinlere ineceğiz. Bitcoin’i canlı bir organizma olarak görmenin bize neler öğreteceğini merak ediyorsanız başlayalım.

Giriş

İlk bölüm, Bitcoin’in gerçekten yaşayan bir organizma olduğunu belirleyecektir. İkinci kısım, Bitcoin’in çeşitli habitatlarına ve bu habitatlardaki değişikliklerin organizmayı nasıl etkileyebileceğine daha yakından bakacak. Üçüncü bölümde Bitcoin organizmasını inceleyeceğiz ve bazı kısımlarını daha ayrıntılı olarak anlamaya çalışacağız. Son olarak bu garip ve merkezi olmayan organizmanın direncini görmek için onu öldürmeye çalışacağız.

Hayat Nedir?

Bir şeyin canlı olup olmadığı sorusu, kişinin yaşam tanımına bağlıdır. Hayat sonsuz derecede karmaşıktır, bu nedenle “Hayat Nedir?” sorusuna verilebilecek çok fazla cevap vardır. Yeni çağ spekülasyonları bir yana, hayatın bir madde değil, bir süreç olduğu görülüyor. Bu süreci canlı olan şeylere ve ne yaptıklarına bakarak tanımlamaya çalışabiliriz: büyümeye, üremeye ve tepki vermeye eğilimlidirler. Özellikleri miras alırlar, daha küçük birimlerden (hücrelerden) oluşurlar ve entropi karşısında iç yapılarını korumak için enerji kullanırlar.

Fizik açısından bakıldığında, canlılar termodinamik sistemlerdir: belirli bir moleküler organizasyonu sürdürmek ve kendilerinin kopyalarını oluşturmak için çevrelerindeki enerji farklılıklarını kullanırlar. Termodinamik olarak konuşursak, canlı sistemler, çevreden aldıkları “serbest” enerji pahasına iç entropilerini azaltabilirler. Kısacası canlılar kaostan düzen yaratırlar.

Peki entropi nedir? Entropi, fizikte bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal enerjisini temsil eden termodinamik terimidir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır.

Bitcoin Nasıl Bir Canlı?

Bitcoin tam olarak bunu yapıyor: çevreden enerji alıyor ve işleri düzene sokuyor, yani kendi iç entropisini azaltıyor. Bunu, iyi düzenlenmiş bir yapıya bloklar ekleyerek yapar. Bazıları bu yapıya blockchain, bazıları ise dağıtılmış defter diyor. Bu belirli yapının adı önemli olmadığından ve daha derin bir gerçeğe yaklaşmamıza fayda sağlamayacağından ikisini kullanmaktan kaçınalım. Bu yapı, tıpkı büyük ve karmaşık bir sistemin sadece bir parçası olan omurga gibidir. Ama dağıtılsın ya da dağıtılmasın, bir defter tek başına bir kemik çuvalı kadar faydalı ve canlıdır.

Bitcoin Nedir?

Biyolojik yaşamla karşılaştırıldığında Bitcoin oldukça basittir. Yine de “Bitcoin Nedir?” sorusuna kısa ve öz bir cevap bulmak o kadar kolay değil. Geçmişinize bağlı olarak, bir bilgisayar ağı, bir finansal devrim, servetinizi korumanın bir yolu, bir ödeme sistemi, küresel bir yerleşim katmanı, merkez bankacılığına bir alternatif, sağlam para, paralel bir ekonomi, bir ifade özgürlüğü alanı veya bir balon, bir piramit şeması, bir mesajlaşma sistemi, bir iletişim protokolü, verimsiz bir veritabanı, internet parası veya hepsidir. Bitcoin farklı insanlar için farklı anlamlara gelir.

Bitcoin ne olursa olsun, şüphesiz hesaba katılması gereken bir güçtür. Kendine ait bir yaşamı vardır ve bu nedenle tartışmasız en iyi şekilde onu “yaşayan bir şey olarak” tanımlayabiliriz.

Andreas M. Antonopoulos’a göre Bitcoin “bir yaprak kesici karınca ordusu olarak tanımlanıyor” Dan Held ise “Bitcoin’in icadını, başarısı için gerekli olan türleri (kod), mevsimi (zamanlama), toprağı (dağılımı) ve bahçe işlerini (topluluğu) inceleyerek bir ağaç dikmeye benzetti” son olarak Brandon Quittem “Bitcoin’in mantar krallığına güç veren yeraltı ağı olan miselyuma çok benzediğini ve bu nedenle iyi bir merkezi olmayan organizma olarak anlaşılabileceğini öne sürüyor” hepsi Bitcoin’in canlılığını vurguluyor.

Bitcoin’in hangi organizmaya en çok benzediği okuyucuya bir alıştırma olarak bırakılacaktır. Yukarıdaki örnekler yalnızca, birden fazla yazarın Bitcoin’i canlı bir organizma olarak sınıflandırmanın entelektüel sıçramasını yaptığını göstermelidir. Bu sıçrama büyüleyici, faydalı ve nihayetinde doğrudur. Bitcoin yaşayan bir organizmadır ve onunla uyum içinde yaşamak istiyorsak onu bu şekilde anlamaya çalışmalıyız.

Bitcoin Organizması

Yukarıda bahsedildiği gibi, Bitcoin’in canlı bir varlık olarak görülebileceğini belirten ilk kişi Ralph Merkle oldu. Bitcoin’in teknik toplulukta inanılmaz bir heyecan yarattığını ve bu heyecanı herkesin anlayabileceği bir şeye, yeni bir yaşam biçimine dönüştürmeye çalıştığını belirtti.

Ralph Merkle şunları söylemişti;

“Kısacası ve teknik olmayan bir şekilde Bitcoin, yeni bir yaşam biçiminin ilk örneğidir. İnternette yaşıyor ve nefes alıyor. Yaşıyor çünkü insanlara onu yaşatmaları için para ödüyor. Yaşıyor çünkü insanların yapması için para ödeyeceği faydalı bir hizmet yapıyor. Yaşıyor çünkü herkes, her yerde kodunun bir kopyasını çalıştırabilir. Yaşıyor çünkü çalışan tüm kopyalar sürekli birbirleriyle konuşuyor. Yaşıyor çünkü herhangi bir kopya bozulursa, hızlı bir şekilde ve herhangi bir karışıklık veya kargaşa olmadan atılır. Radikal olarak şeffaf olduğu için yaşıyor: herkes kodunu ve tam olarak ne yaptığını görebilir”.

Bitcoin gerçekten radikal bir şekilde şeffaf olsa da Bitcoin’in nerede başladığı ve nerede bittiği tam olarak açık değildir. Tüm canlılar gibi, Bitcoin de tek tip bir madde bloğu değildir. Bir bütün olarak diğer canlılar ve çevre ile iletişim kuran ve birbirini etkileyen birçok farklı parçadan oluşan dinamik, canlı bir şeydir. Bitcoin organizması, bütünün hayatta kalmasını sağlamak için birlikte çalışan birçok birbirine bağlı parçadan oluşur. Biyolojik organizmalarda olduğu gibi, önemli bir parça eksik olduğu anda, tüm organizma ölmeye mahkûmdur.

Bununla birlikte, Bitcoin garip bir canavardır. Bir ayağı tamamen bilgi aleminde (fikirler ve kod) ve bir ayağı fiziksel alemde (insanlar ve düğümler) olmak üzere, alanlar arasında yaşar. Bitcoin organizması, fikirlerin, kodun, insanların ve düğümlerin etkileşimi yoluyla kendini gösterir. Bu kavramsal parçaların dördü de Bitcoin’i canlı tutan değer üreten bir geri besleme döngüsünde birbirlerine tepki verir ve onları etkiler.

İnsanların Bitcoin organizmasının bir parçası olup olmadığı veya sadece onunla simbiyoz içinde yaşayıp yaşamadığı, sizin bakış açınıza bağlıdır. Şimdilik, bütünün bir parçası olarak insanlar da dahil olmak üzere Bitcoin organizmasının her şeyi kapsayan bir görünümünü ele alalım. Sonuçta, insan mikrobiyomunu oluşturan çok sayıda bakteri, mantar, virüs ve diğer ürkütücü sürüngenler olmadan yaşayamayacağımız gibi, Bitcoin de biz olmadan yaşayamaz: onu canlı tutan et uzayındaki minik varlıklar.

Her durumda, düğümler ve operatörleri, fiziksel dünyada tezahür eden somut şeylerdir. Vücudunuzdaki hücreler gibi, Bitcoin organizmasının tüm fiziksel bileşenleri zamanla değiştirilebilir ve değiştirilecektir. Düğüm operatörleri gelir ve gider, düğüm ve madencilik donanımı periyodik olarak değiştirilir ve hatta tüm madencilik çiftlikleri çevrimdışı olur ve daha düşük maliyetli tesislerle değiştirilir.

Fikirler ve kodlar daha eteriktir. Aynı şekilde kavranamaz veya işaret edilemezler. Ancak Bitcoin’in bir özü var, isterseniz organizmanın ruhu. Teoride, organizmanın mevcut enkarnasyonu ölürse, bu özün yeni bir konağa hayat verebileceğini unutmayın. Bitcoin’in hayaleti, Shirow’un Kabuktaki Hayaleti’nden bir metafor ödünç almak için fiziksel bedeninden bağımsızdır.

Bir şey bu özle uyumlu olduğu sürece bütünün bir parçası olarak kabul edilecektir. Ancak bir şey uyumsuzsa reddedilecektir. Bu tıpkı biyolojik organizmaların vücutlarındaki yabancı cisimleri reddetmesine benziyor.

Bu özün bir kısmı Bitcoin’in fikir birliği kuralları tarafından açık hale getirilir, diğer kısımlar mantra olarak tekrarlanır: “anahtarlarınız değil, bitcoininiz değil” ve “kendi düğümünüzü çalıştırın”, daha derin bir anlayışa giden kısayolların yanı sıra öğrenilen derslerin nazik hatırlatıcılarıdır. Bitcoin’in ne olduğu ve olması gerektiği hakkında nazik hatırlatıcılar…

Bitcoin organizmasının bileşenleri ve kapsamı hakkında temel bir fikirle, yukarıdaki yaşamın tanımlayıcı tanımına geri dönelim ve Bitcoin’in her bir özellik ile nasıl eşleştiğini görelim.

  • Büyüme: Bitcoin çeşitli şekillerde büyür. Ağ büyür, her bir bitcoinin değeri büyür, pazar büyür, kullanıcı tabanı büyür ve bir bütün olarak ekosistem de büyür.
  • Üreme: Paradoksal olarak, Bitcoin mutlak kıtlık yaratmak için kopyalamayı kullanır. Kendini birden çok yolla ve birden çok düzeyde yeniden üretir. Yazılım kurulum sırasında kendini kopyalıyor, defter her düğümde kendini yeniden üretiyor, bloklar çoğaltma yoluyla ağ boyunca yayılıyor ve UTXO’lar bile işlem sürecinde bölünen ve birleşen üreme varlıkları olarak anlaşılabilir. Mutasyonlar da her seviyede mevcuttur: Bitcoin tarafından son birkaç yılda geçersiz işlemler, geçersiz bloklar, yüzlerce çatal ve binlerce kusurlu kopya üretildi.
  • Kalıtım: Bitcoin, öncekilerden birkaç özelliği miras alır: açık anahtarlı kriptografi, dijital imzalar, eşler arası ağ oluşturma, dijital zaman damgası ve affedilemez maliyet, sadece birkaçını saymak gerekirse. Ayrıca, Bitcoin’in açık doğası hem dikey hem de yatay gen transferini mümkün kılar: bazı özellikler önceki sürümlerin kademeli mutasyonlarıyla gelişir, diğerleri ise diğer projelerden fikirleri dahil ederek kod tabanına girer.
  • Homeostasis: Her şeyden önce, Bitcoin’in konsensüs kuralları, istikrarlı iç koşullarından sorumludur. Bloklar mevcut konsensüs kurallarına uymazsa, acımasızca ve hızlı bir şekilde reddedilecektir. Bitcoin ağı, tıpkı bizim cildimizdeki ölü hücreleri attığımız gibi bu bloklardan kurtulacaktır.
  • Metabolizma: Dünyanın dört bir yanındaki madencilik teçhizatları, süreçte neredeyse aşılmaz duvarlar dikerek organizmayı canlı tutar. Enerji, dijital kehribara dönüştürülerek geçmiş işlemlerin etrafındaki kalkanın büyümesini ve Bitcoin’in kalbinin atmaya devam etmesini sağlar.
  • Hücresel: Bitcoin’in birçok parçası hücreseldir: Bitcoin ağı, her biri kendi kendini sürdüren, işlevsel bir varlık olan düğümlerden oluşur. Bloklar (ve işlemler) temelde büyük, yalnızca ek bir elektronik tablodaki hücreler olduğundan, defterin kendisi hücreseldir.
  • Duyarlı: Bitcoin oldukça duyarlı bir organizmadır. Fiyattaki değişikliklere, politik değişikliklere, ekonomik değişikliklere, çevresel değişikliklere, teknolojik değişikliklere (ör. çip üretimindeki atılımlar) ve bilimsel anlayışımızdaki değişikliklere (ör. matematik veya kriptografi) hepsine duyarlıdır. Sorumlu herhangi bir kişi, şirket veya ulus devlet olmadan kendi başına tepki verir.

Yukarıda belirtildiği gibi, yaşam bir süreçtir, bir madde değil. Sayısız parçanın hassas bir dansı, hepsi her organizmayı kendi kendine sürdürmek için karmaşık bir şekilde sinyal veriyor ve iletişim kuruyor ve bir bütün olarak yaşam dediğimiz şey oluşuyor.

“Hayat ateş gibidir, su değil; saf bir madde değil, bir süreçtir. […] Yaşamın en basit ama tek kanıtı canlı olan bir şey bulmaktır.”

Christopher McKay

Astrobiyolog Chris McKay’in sözleriyle, yaşamın en basit kanıtı, canlı bir şey bulmaktır. Bitcoin’i buldum ve anladığım kadarıyla canlı.

Çözüm

Bitcoin, canlıların özellikleri söz konusu olduğunda tüm kutuları kontrol eder: büyür, çoğalır, miras alır ve özellikleri aktarır, istikrarlı bir iç yapıyı sürdürmek için enerji kullanır, doğası gereği hücreseldir ve içinde yaşadığı çeşitli ortamlara yanıt verir.

Şimdilik, Bitcoin’in yaşayan bir organizma olarak görülebileceğine bizi ikna etmeye çalışan Gigi’ye teşekkür ederiz. Bu yazı 2019 yılının 7 Ağustos tarihinde Medium üzerinden paylaşıldı. Yazının orijinal halini kaynak olarak bırakıyorum.

Peki sizce Bitcoin kendi başına bir canlı mı? Veya şöyle sorayım, insanların ilgisizliği onun ölümüne neden olamaz mı? Bana göre Bitcoin’in yaşam enerjisi kesinlikle kripto topluluğunun ilgisinden geliyor. Bitcoin’e hayat veren enerji kablolardan geçen elektrik değildir. İnsanların ilgisinden doğan enerji onun canlı olmasını veya canlıymış gibi yaşam belirtileri göstermesini sağlıyor. Belki de bu canlı önümüzdeki on yıllarda bambaşka şeylere dönüşecek ve Bitcoin’in kanatları çıktığını veya dişlerinin büyüdüğünü göreceğiz. Dönüşecek, büyüyecek ve mutlaka farklı formlarda da olsa hayatımızda kalacak.

Haberlerimizi Telegram kanalımızdan, Instagram, Facebook, Twitter hesaplarımızdan ve Youtube kanalımızdan takip edebilirsiniz.

Araştırma Makaleleri
İlgili Yazılar