Swift’in blokzincir tabanlı yeni defter altyapısı canlı ödemeler için hazır hale gelirken, bankaların bu sisteme bağlanabilmesi için kendi dijital varlık altyapılarını kurması gerekiyor. Saklama ve tokenizasyon şirketi Taurus’un kurucu ortağı Lamine Brahimi, bankaların yalnızca Swift ağına erişimle yetinemeyeceğini, ek teknik katmanlara ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Bankalar için üç temel gereklilik
Brahimi’ye göre Swift’in tokenli mevduat ağına bağlanmak isteyen bankaların üç ana unsuru hazır etmesi gerekiyor: Swift’in sistemiyle etkileşime girebilen izinli bir defter, dijital varlık cüzdan yetenekleri ve tokenizasyon ile akıllı sözleşme araçları. Taurus, kurumsal müşterilere dijital varlık saklama, tokenizasyon ve altyapı hizmetleri sunan bir finans teknolojisi şirketi olarak bu alanlarda faaliyet gösteriyor.
Bankalar bugün Swift defterine bağlanmak istiyorsa izinli bir deftere, cüzdan altyapısına ve Swift’in akıllı sözleşmeleriyle uyumlu tokenizasyon araçlarına ihtiyaç duyuyor.
Bu yapı, Swift’in yeni defterinin bankaların mevcut iç sistemlerinin yerini almadığını da ortaya koyuyor. Sistem, daha çok sınır ötesi tokenli mevduat transferlerini günün her saati koordine eden bir katman olarak konumlanıyor. Nihai mutabakat ise mevcut düzenlemeler ve yerleşik finansal altyapı üzerinden sürüyor.
Canlı işlemler başladı
Swift, temmuz ayında 17 bankanın canlı tokenli mevduat işlemlerine hazırlandığını açıklamıştı. Bu adım, 1970’lerden bu yana geleneksel finans dünyasında baskın rol oynayan mesajlaşma altyapısını modernleştirme yönünde atılmış ilk somut hamlelerden biri olarak öne çıktı. Şirketin ağı halen yılda 1,5 katrilyon dolara kadar para hareketine aracılık ediyor.
Ağustos ayında HSBC ile Standard Chartered, Swift’in yeni defteri üzerinden ilk canlı bankalar arası işlemi tamamladı. Sonrasında DBS ve Citi, hafta sonu dakikalar içinde sonuçlanan sınır ötesi dolar ödemesi gerçekleştirdi. Bu işlem, geleneksel yapıda iki iş gününe kadar uzayabilen süreye kıyasla belirgin bir hız avantajı sundu.
Yeni defter, bankalara mevcut ödeme hatlarıyla birlikte günün her saati hareket edebilen tokenli mevduat seçeneği sunuyor.
Swift’in rolü ve sistemin sınırları
Brahimi, ilave teknolojik gereksinimlerin dijital varlık ihraç eden ya da bu alanda faaliyet gösteren bankalar için büyük bir engel oluşturmayabileceğini düşünüyor. Ona göre bu ihtiyaç, Swift tasarımındaki bir zayıflık olarak görülmemeli. Sistem henüz erken aşamada olsa da bankalara mevcut altyapılarını tamamen terk etmeden 24 saat ödeme hizmeti sunma imkanı veriyor.
Taurus da ağustos ayında Swift entegrasyonunu duyurdu. Brahimi, şirketin gerekli üç katmanı tek platformda sunduğunu, bazı rakip çözümlerde ise bankaların bu işlevler için birden fazla sağlayıcıyla çalışmak zorunda kalabildiğini ifade etti.
Tokenli mevduatlar neden kurumsal alanda kaldı
Ek altyapı gereksinimi, tokenli mevduatların neden ağırlıklı olarak kurumsal kullanımda kaldığını da açıklıyor. Bankalar yıllardır kendi iç sistemlerinde tokenli mevduat çözümleri kullanıyor. Ancak kurumlar arası para transferi için ortak standartlar ve her iki tarafta uyumlu sistemler gerekiyor.
Brahimi, Swift’in duyurusuna kadar tokenli mevduatların çok sınırlı kullanıldığını, bu alanda daha çok JPMorgan gibi küresel ölçekte büyük bankaların öne çıktığını söyledi. Swift’in modeli, mevduatları bankaların bilançolarında tutarak bankacılık sistemi dışındaki stabilcoin yapılarından ayrışıyor.





USDT
AAPL