reklamı kapat
  • BTC  :  30.075,68 ₺
  • ETH  :  948,03 ₺
  • BCH  :  2.054,80 ₺
  • XRP  :  2,69 ₺
  • NGC  :  0,99 ₺
  • BTC 30.075,68
  • ETH 948,03
  • BCH 2.054,80

ICO’larda Bir White Paper’ın Cevaplaması Gereken 4 Temel Soru

6 Mayıs 2018
  • Serhat AntSerhat Ant

Bu yazı, Reza Jafery tarafından 25 Nisan’da kaleme alınmıştır. LVLUPDojo ve CasualSolutions’ın kurucu ve yatırımcı kadrosunda yer alan Jafery, aynı zamanda Blockchain Warehouse şirketi için ICO danışmanlığı yapıyor.

Başarılı bir token satışı (ICO) düzenlemek için birçok şeyin bir arada bulunması gerekiyor. Bu yazıdaki 4 soruya net bir şekilde cevap veremiyorsanız orada durun.

Geçtiğimiz ay 100’ün üzerinde ICO White Paper’ı (WP) okudum. Yolculuğumun başında internet üzerinde ne kadar WP bulduysam hepsini indirdim ve savaşa başladım.

ICO white paper’larını karmaşıklık düzeyine göre değerlendirip sıraladığım bu yazıda en iyi uygulamaları geliştirme amacıyla yola çıkmış çok sayıda white paper incelediğimi belirtmiştim. Amacım en başarılı projelerin herhangi bir ortak noktasının olup olmadığını netleştirmek.

White paper’ların hepsinin birbirinden farklı olması çılgınca bir şey. Bazı şirketler gösterişli diyagramlar ve tabloların bolca yer aldığı grafik ağırlıklı WP’ler hazırlıyor. Bir diğer grup gösterişe kaçmadan projenin teknik detaylarına ve gelişim aşamalarına yoğunlaşıyor. Bazı projeler de token veya coin’in kendi sektör veya kategorisindeki esas ihtiyacı olan iş durumu incelemesine odaklanıyor.

Birbirinden ne kadar farklı olursa olsun (dolandırıcı olduğu bariz ICO’ların varlığını yadsıyamayız, kaç white paper’ın diğer projelerden kopyala yapıştır yapılarak hazırlandığını bilmek istemezsiniz); başarıya ulaşan ICO’ların bazı ortak özellikleri olduğunu söyleyebiliriz. Stil, tasarım, yapı ve teknik özellik bakımından değil, bazı temel konularda benzeşiyorlar.

İstediğiniz white paper’ı seçin ve göz ucuyla incelemeye başlayın. Her bölümün yanına, o bölümde proje için ne anlatılmaya çalışıldığına dair karışık bir cümle yazın. Bu işlemi tekrar tekrar yapınca, şekil, boyut ve format bakımından ne kadar farklı olsalar da tüm white paper’ların aynı anlatış tarzını benimsediğini (veya benimsemeye çalıştığını) göreceksiniz.

Şirketlerin bir fikrini ileri götürüp token satışına kadar onlara rehberlik eden Blockchain Warehouse’a yakın zamanda katıldım. BCW yasal danışmanlık, uzman danışman yardımı, marketing ve KYC/AML uyumluluğu gibi konularda da projelere destek oluyor. Marketing biriminin sorumlusu olarak şirket için yaptığım işler genellikle white paper’larla ilgili.  Başarılı olmuş projelerin white paper’larını analiz ediyor ve araştırmalarım sonucu öğrendiklerimi piyasadaki yeni şirketlere uyguluyorum.

Bu bir nevi benim hayalimdeki meslek.

Blockchain teknolojisiyle ilgili çalışmalarımı derinleştirdiğim ve şirketlerin blockchain’i ne tür şekillerde kullandığını öğrendiğim esnada, aynı zamanda farklı sektör ve piyasalara dair birçok şey öğrenmek durumundayım, öğreniyorum. Sonuçta İnternetin icadından beri ortaya çıkmış en heyecan verici teknolojilerden biri olan blockchain’in en ileri noktasında bulunmak işimin bir parçası; buna bayılıyorum.

ICO’ların hatalı olduğu noktaları bulmanın doğru yaptıkları işleri bulmaktan daha kolay olduğunu fark ettim. Örnek vermek gerekirse, projelerin çoğu okurlara, piyasada var olmalarının neden önemli/kritik olduğunu anlatma konusunda başarısız kalıyor.

Diğer blockchain projelerinin arasından sıyrılıp kendini göstermenin yolu

İkna edici olmasını istediğiniz bir şey yazarken aşağıdaki dört soruya en kısa sürede cevap vermeniz zaruri:

  • Kimsiniz?
  • Ortaya koyduğunuz ürün/iş ne?
  • Sizi neden dikkate almalıyım?
  • Verdiğiniz sözü nasıl tutacaksınız, herhangi bir garanti var mı?

Projelerin çoğu ilk iki soruda oldukça başarılı. Ancak “dikkate alma” konusuna açıklama getirmeye çalışırken ve sözün tutulması hususunda sınıfta kalıyorlar – ki bu iki soru listenin en önemli soruları.

Bu sorular hayati öneme sahip çünkü white paper’daki birçok farklı bölümle yakından alakalı. White paper’ların yapısı hakkında tek başına bir makale dahi kaleme alınabilir. Bu tamamen projenize ve projenin faydalarına dair dikkat çekmek istediğiniz şeylere bağlı.

Şimdi bu soruları bir white paper üzerinden irdeleyelim.

  • Kimsiniz – Giriş, Proje Ekibi
  • Ortaya koyduğunuz ürün/iş ne – Çözüm, Ürün, Tokenomics
  • Sizi neden dikkate almalıyım – Problem, Sektör Değerlendirmesi, Market Yetersizlikleri, Teknik Değerlendirme
  • Verdiğiniz sözü nasıl tutacaksınız – Yol Haritası, Tokenomics, Token Kullanımı, En Yalın ve Sade Ürün, Kullanım Durumu

Bu sorulara dair kafa yormanız ve cevapların süreç hızlandırıcı olacağını anlamanız oldukça mühim. Token üzerinde ne kadar kafa yorulduğu, kurucularla white paper yazım süreci hakkında konuşulduğunda net bir şekilde ortaya çıkar. Katıldığım white paper workshop’larında bir dizi sorunun üzerinden geçiyorum ve WP’a neyin girmesi gerektiği konusunda proje kurucularıyla zihin haritası oluşturuyorum. Sorulara ne kadar hızlı cevap verirlerse yaptıkları iş konusunda o kadar ciddiler yargısına varıyorum.

Kimsiniz

Güvene ihtiyaç duyulmayan bu evrende ironik bir şekilde her şey güvenle alakalı. Merkezsiz bir uygulama veya platform kendi kendini yönetebiliyorken, onu piyasaya sürmek için yatırım toplayanlar bizimle aynı insani özelliklere sahip.

İpucu: White paper’ların “Ekip” kısmı genellikle sona doğru koyulur, ancak bu kısmı dikkat çekecek bir şekilde web sitenize yerleştirmenizi öneririm. Böylece white paper’ınızı indirmeye gelen biri ilk olarak ekibi görmüş olur. Dolayısıyla kendi araştırmasını yapıyorsa, ele almak istediğiniz problemi okumadan önce ekibinizin ne kadar kalifiye olduğunu görecektir.

Etheruem cinsinden astronomik yatırımlar toplayıp platformunu kapatan ve hayatının geri kalanını güzel bir adada geçirmeye başlayan ICO ekiplerinin varlığından hepimiz haberdarız. Okurların kafasından bu endişeyi söküp atabileceğiniz yer “Ekip” bölümünden başkası değil.

“Giriş” kısmında ekibinize dair çerezlik ve ilgi çekici bilgilere yer verin. Ama aslında bunun ne kadar önemli ve “büyük resmin parçası” olduğunu aklınızda bulundurun. Nasıl insanlar olduğunuzu değil, şirket ve proje olarak kim olduğunuzu anlatın.

Yapmak istediğiniz şey ne?

O şeyi neden yapmak istiyorsunuz?

O şeyi tamamladığınızda sektörünüz veya dünya daha farklı bir yer olacak mı?

“Giriş” kısmında engin vizyonunuzu açıklayın ve “Ekip” kısmında okurlarınıza bu vizyonu hayata geçirmek için gereken niteliklere sahip olduğunuzu kanıtlayın.

Ortaya koyduğunuz ürün/iş ne

Dünyaya ne vermek istiyorsunuz? Bu soruya vereceğiniz cevap asansör sunumundan farksız.

“AirBnB’nin tembel hayvanlar için olduğunu hayal edin” veya “Uber gibi bir şey, ama freelance palyaçolar için” gibi.

Şirketiniz nasıl bir çözüm geliştiriyor? Bu çözüm nasıl bir şey, nasıl görünüyor? Tokenomics’e yönelik ne düşündünüz? Token yakımı yapılacak mı? BTC ve ETH yerine neden sizin token’iniz kullanılmalı?

İnsanlar size sormadan en zor soruların cevabını siz kendinize verin. Herkesin diline pelesenk olmuş kelimelerin ve şirin diyagramların arkasına saklanmaya çalışırsanız İnternet sizi hayal kırıklığına uğratacaktır. Ürün merkezli bölümlerde işlevselliğe odaklanın, kullanıcıların menfaatine değil.

Neden dikkate almalıyım

İlk başta bu yazıyı “Neden Dikkate Almalıyım?” şeklinde isimlendirmeyi düşündüm. Çünkü bana göre bu, şirketlerin white paper’larında cevap bulmak uğruna en çok ter döktüğü soru.

Şirket kurucuları, şimdi hepiniz kulak verin bana.

Menfaate odaklanın, işlevselliğe değil.

Son soruyu cevaplayarak ICO’nuzun vadettiği işlevselliğe dair her şeyi söylemiş olacaksınız. Ancak şimdi neden insanların sizi takması gerektiğini açıklama vakti. Tüm bu işlevsellik kullanıcı, yani benim için ne anlama geliyor? Daha önceki bölümlerde geliştirmekle övündüğünüz özel “SH1TCO1N hash algoritması” bir birey olarak bana nasıl menfaat sağlayacak?

Bulunduğunuz sektör hangisi olursa olsun; white paper’ınızı okuyacak insanların çoğunun sektörünüze yabancı olacağının farkına varın. White paper’ınızı okuyan herkesin, yeni bulduğunuz “freelance palyaçolar için Uber” konseptinin sektörde neden devrim yapabileceğini ve tüm dünyadaki doğum günü partilerine neden aile-dostu eğlence anlayışı getirebileceğini anlamasını beklemeyin.

Sözünüzü nasıl tutacaksınız

Yol haritası

Bir şirketin yol haritasına baktığımda gözlerim tek bir şeyi arar: Fizibilite. Ekibin yol haritasında belirtilen hedefleri tamamlayabileceğine inanıyor muyum? Ekibe dahil olanların geçmişte konuyla ilgili herhangi bir tecrübesi var mı?

Bir market kurmak istiyorlarsa, gelişim ekibindeki kimse daha önce bir market kurdu mu?

Proje B2B projesiyse, ekip üyeleri amaçlarına ulaşmada onlara yardımcı olacak iş bağlantılarına sahip mi?

Token kullanımı

Token’in nasıl kullanılacağının tarifini yapmak, white paper’ın ne olursa olsun önemli parçalarından biri. Token ekonomisi olarak yürürlükte olmayı hak ettiğinizi okurlara kanıtlayabileceğiniz yer tam olarak burası.

Projenizin yürürlükte olması için neden bir token’e ihtiyacı var? Cevabınız “ihtiyacı yok ki” ise evinizin yolunu tutun.

Bir token’in kullanım kapsamı bana mantıklı geliyorsa proje kurucularına olan güvenim artar. Medya ilgisi yüzünden ürün veya platformu için token geliştirmeye karar vermiş projeler ilgimi çekmez;

token’siz ayakta duramayacak projeler üzerinde çalışmak isterim.

Beni heyecanlandıran projeler işte. Bence 2018’in en iyi ICO’ları, blockchain’den başka herhangi bir yöntemle çözülmesi imkansız bir sorunu çözmede blockchain teknolojisini kullanmanın bir yolunu bulan şirketlerin düzenlediği ICO’lar olacak. Örneğin RobotCache projesi. Brian Fargo, blockchain temelli bir dijital oyun marketi kurduğunda oyun severlerin tarihte ilk kez sahip oldukları dijital oyunları satabileceğini fark etti. Dağıtımlı Defter Teknolojisinin değiştirilemez ve şeffaf yapısı olmasaydı böyle bir fikir hayata geçemezdi.

RobotCache projesi kullanıcılara oynadıkları oyunları online ortamda satma fırsatı vermek isteyen dünyanın en iyi geliştirici ekiplerinden birine sahip. Ekip üyelerinin blockchain’le bu amaçlarını kolayca gerçekleştirebileceğini düşünmesinin sebebi ise blockchain’in mülkiyet beyanı yapmada oldukça kullanışlı olması ve bir nesnenin aynı zamanda birden fazla yerde bulunamayacak olması.

Blockchain sayesinde gerçek anlamda çağ atlayabilecek teknoloji çözümleri geliştirmek için blockchain’i bütünüyle kavramak gerekiyor. Ve ne yazık ki ICO’ların yalnızca küçük bir kısmında böyle bir kavrayış mevcut.

2018’de piyasada bir değişim görmeyi umuyorum. Ancak düşünce incinmemek için beklentimi yüksek tutmuyorum..

Haberlerimizi Telegram kanalımızdan, Instagram, Facebook, Twitter hesaplarımızdan ve Youtube kanalımızdan takip edebilirsiniz.